Kategori arşivi: İtalyanca Dilbilgisi A1-B2

14.A Preposizioni di luogo

14.A Preposizioni di luogo [ Yer edatları]

1-) Normalde yer edatı a şu isimlerle kullanılır;

  • città (şehir)
  • isole piccole (küçük ada)

Domani vado a Palermo.
Yarın Palermo’ya gidiyorum.

Di solito facciamo le vacanze a Capri.
Genellikle Capri’de tatil yaparız.

2-) Normalde yer edatı in şu isimlerle kullanılır;

  • nazioni (uluslar)
  • regioni (bölgeler)
  • continenti (kıtalar)
  • isole grandi (büyük adalar)

Parigi è in Francia.
Paris Fransa’dadır.

La montagna in Calabria è molto bella.
Calabria’daki dağ çok güzeldir.

L’anno prossimo voglio andare in Africa.
Gelecek yıl Afrika’ya gitmek istiyorum.

Sandro abita in Corsica.
Sandro Korsika’da yaşıyor.

3-) Normalde yer edatı da, şu isimlerle kullanılır;

  • nomi di persona (kişi isimleri)
  • pronomi di persona (kişi zamirleri)

Vieni da Marco stasera?
Bu gece Marco’ya geliyor musun?

Domani c’è una festa da me.
Yarın bir parti veriyorum.

4-) Normalde yer edatı per, şu fiillerle kullanılır;

  • partire (ayrılmak)
  • passare (geçmek)

Quando parti per Vienna?
Viyana’ya ne zaman gideceksin? (Viyana için ne zaman ayrılacaksın?)

Se vado a Torino passo per Genova.
Torino’ya gidersem Cenova’ya giderim. (Torino’ya gidersem Cenova’ya geçerim.)

5-) Yaygın olarak kullanılan diğer yer edatları şunlardır;

  • essere di ()
  • tornare da ()
  • venire da ()
  • vicino a (yakın)
  • lontano da (uzakta)

Sono di Bari ma abito all’estero.
Bari’liyim ama yurt dışında yaşıyorum.

Alberto torna da Palermo sabato prossimo.
Alberto gelecek Cumartesi Palermo’dan dönüyor.

Questo regalo viene da Parigi.
Bu hediye Paris’ten geliyor.

L’università è vicino a casa mia.
Üniversite evime yakın.

Anna vive lontano da Roma.
Anna Roma’dan uzakta yaşıyor.

13.B Pronomi Diretti con participio passato

13.B Pronomi diretti con participio passato [ Geçmiş zaman ortacı ile Nesne İşlevli Şahıs Zamirler ]

1-) Pronomi Diretti lo, la, li, le den sonra, Participio Passato bu zamirleri kabul eder (o, -a, -i, -e).

Hai comrato il latte?
Sì, l’ho comprato ieri.
Süt aldın mı?
Evet, onu dün aldım.

Hai mangiato tu la torta?
Sì, l’ho mangiata tutta.
Pastayı yedin mi?
Evet, onun hepsini yedim.

Hai cambiato le scarpe?
Sì, le ho cambiate.
Ayakkabılarını değiştirdin mi?
Evet, onları değiştirdim.

Hai cucinato gli spaghetti?
No, non li ho cucinati.
Spagetti yaptın mı?
Hayır, onları ben pişirmedim.

2-) Pronomi Diretti mi, ti, ci, vi, den sonra, Participio Passato bu zamirleri kabul eder veya kabul etmez.

Giulia, sai bene che io ti ho amata tanto!
Giulia, sai bene che io ti ho amato tanto!
Giulia, seni çok sevdiğimi iyi biliyorsun!

Mario non ci ha visti.
Mario non ci ha visto.
Mario bizi görmedi.

3-) Sadece la ve lo, kesme işaretini sesli harfle başlayan bir sözcükten önce alırlar.

Hai visto l’ultimo film di Moretti?
Sì, l’(lo) ho visto due volte.
Moretti’nin son filmini izledin mi? Evet, iki kez gördüm.

Hai comprato l’insalata?
No, non l’(la) ho comprata.
Salataları aldın mı? Satın almadım.

13.A Pronomi diretti

13.A Pronomi Diretti [Nesne İşlevli Şahıs Zamirler]

1-) Chi? ( Kimi? ) ve Che cosa? ( Neyi? ) sorularını yükleme sorduğumuzda aldığımız cevap Pronomi Diretti dir. Hem şahıs hem de nesnelerin yerine kullanılır.

Usi il computer per lavoro?
Sì, lo uso spesso. ( lo = il computer )
Bilgisayarı iş için kullanıyor musun?
Evet, onu sıklıkla kullanırım. ( onu = bilgisayar )

Ogni quanto guardi la tv?
La guardo ogni sera. ( la = la tv )
Ne sıklıkta tv izliyorsun?
Her gece onu izliyorum.( onu = tv )

Io non mangio mai le olive.
Le odio! ( le = le olive )
Ben asla zeytin yemem.
Onlardan nefret ediyorum! ( onlar = zeytin )

Gli anni della guerra?
Li ricordo benissimo! ( li = gli anni )
Savaş yılları?
Onları çok iyi hatırlıyorum! ( onlar = yıllar )

Piero ci saluta sempre. ( ci = noi )
Piero her zaman bizi selamlıyor. ( ci = bizi )

Mi ami? ( mi = me )
Sen beni seviyor musun? ( mi = beni )

Certo! Ti amo da morire. ( ti = te )
Elbette! Seni çok seviyorum ( ti = seni )

Vi chiamiamo domani. ( vi = voi )
Sizi yarın arayacağız. ( vi = sizi )

2-) Nezaket formu ile 3. kadın kişi La‘nın Pronomi Diretti hali kullanılır.

Signora, La chiamo domani. ( La = Lei )
Bayan, sizi yarın arayacağım. ( La = siz )

3-) Pronomi Diretti de bir cümlenin yerini alabilir.

Dov’è la scuola? Non lo so. ( lo = dove è la scuola )
Okul nerede? Bilmiyorum. ( lo = okul nerede )

4-) Bazen Pronomi Diretti , Oggetto Diretto ile birlikte kullanılır. Nesneye daha fazla vurgu yapan empatik bir formdur.

Il biglietto? Lo compro domani.
Sandra, la chiamo più tardi.
Bilet mi? Onu yarın alırım.
Sandra, seni sonra ararım.

5-) Kip veya deyimsel bir fiil olduğunda ( potere, volere, dovere, sapere, cominciare a, star eper, stare + gerundio, finire di ) + mastar, pronome diretto fiilden önce veya mastardan sonra gelebilir.

Ho comprato un’auto nuova. La vuoi vedere?
Ho comprato un’auto nuova. Vuoi vederla?
Yeni bir araba aldım. Onu görmek ister misin?


L’ultimo libro di baricco? L’ho appena cominciato a leggere.
L’ultimo libro di baricco? Ho appena cominciato a leggerlo.
Baricco’nun son kitabı mı? Onu yeni okumaya başladım.

Pronomi Diretti (İsmin -i Hali)

tekilçoğul
1.nci şahısmibenicibizi
2.nci şahıstisenivisizi
3.ncü şahıs erilloonulionları
3.ncü şahıs dişilla (La)onuleonları

12.C Alcuni verbi con participio passato irregolare (Bazı düzensiz fiillerin geçmiş zaman ortacı)

12.C Alcuni verbi con participio passato irregolare (Bazı düzensiz fiillerin geçmiş zaman ortacı)

Verbo : accendere (ışığı açmak, birşeyi tutuşturmak)
Participio passato : acceso
Non ho acceso la luce perché è ancora chiaro.
Işığı açmadım çünkü hala açık.

Verbo : accorgersi (birine, bir şeye dikkat etmek)
Participio passato : accorto
Non ti sei accorto che il gatto é uscito?
Kedinin çıktığına dikkat etmedin mi?

Verbo : aprire (birşeyi açmak)
Participio passato : aperto
Ha aperto Lei la porta?
Kapıyı açtınız mı?

Verbo : bere (bir şey içmek)
Participio passato : bevuto
Quanto avete bevuto?
Ne kadar içtin?

Verbo : chiedere (sormak)
Participio passato : chiesto
Abbiamo chiesto informazioni a un vigile.
Bilgi almak için trafik polisine sorduk.

Verbo : chiudere (kapatmak)
Participio passato : chiuso
I negozi hanno chiuso alle 19:00.
Mağazalar saat 19: 00’da kapandı.

Verbo : correre (koşmak)
Participio passato : corso
Sono corsa qui appena ho saputo dell’incidente.
Kazayı duyar duymaz buraya koştum.

Verbo : decidere (birşeye karar vermek, birşeyi kararlaştırmak)
Participio passato : deciso
Allora hai deciso dove andare in vacanza?
Peki tatile nereye gideceğine karar verdin mi?

Verbo : dire (birine birşeyi anlatmak, bir şey söylemek)
Participio passato : detto
Ho già detto tutto alla polizia.
Polise zaten her şeyi anlattım.

Verbo : dividere (bölmek, bölüştürmek)
Participio passato : diviso
Hanno diviso l’appartamento.
Daireyi böldüler.

Verbo : essere (olmak, var olmak)
Participio passato : stato
Ieri siamo state al cinema.
Dün sinemaya gittik.

Verbo : fare (yapmak)
Participio passato : fatto
Il bambino ha fatto la pipì a letto.
Bebek yatağa çişini yaptı.

Verbo : leggere (okumak)
Participio passato : letto
Mio padre ha letto tutta l’enciclopedia.
Babam bütün ansiklopedileri okudu.

Verbo : mettere (bir şeyi bir yere koymak, yerleştirmek)
Participio passato : messo
Hai messo i soldi in banca?
Parayı bankaya yatırdın mı (koydun mu)?

Verbo : morire (ölmek)
Participio passato : morto
Suo nonno è morto tre anni fa.
Dedesi üç yıl önce öldü.

Verbo : nascere (doğmak)
Participio passato : nato
Dante è nato a Firenze.
Dante, Floransa’da doğdu.

Verbo : offendere (rencide etmek)
Participio passato : offeso
Aldo ha offeso Beppe.
Aldo Beppe’yi rencide etti.

Verbo : offrire (teklif etmek)
Participio passato : offerto
Gigi ha offerto il pranzo.
Gigi öğle yemeği teklif etti.

Verbo : perdere (bir şey kaybetmek, bir şeyi kaybetmek)
Participio passato : perso
Ho perso due millioni a carte.
Kartlarda iki milyon kaybettim.

Verbo : prendere (bir şey almak)
Participio passato : preso
Questa estate avete preso tanto sole.
Bu yaz çok güneşleniyorsun.

Verbo : rimanere (bir yerde kalmak)
Participio passato : rimasto
Sei rimasto in città a Ferragosto?
15 Ağustos’ta şehirde mi kaldın?

Verbo : rispondere (cevap vermek, yanıtlamak)
Participio passato : risposto
Non ha risposto alla mia domanda, Signor Rossi.
Soruma cevap vermediniz, Bay Rossi.

Verbo : rompere (bozmak, kırmak)
Participio passato : rotto
Ho rotto il computer.
Bilgisayarı kırdım.

Verbo : scegliere (seçmek, beğenmek)
Participio passato : scelto
Alla fine ho scelto la gonna blu.
Sonunda mavi eteği seçtim.

Verbo : scendere (bir şeyden inmek)
Participio passato : sceso
Siamo scesi al pianterreno.
Zemin kata indik.

Verbo : scrivere (bir şey yazmak)
Participio passato : scritto
Abbiamo scritto a casa.
Evde yazdık.

Verbo : spegnere (elektriği kapamak, bir şeyi söndürmek)
Participio passato : spento
Hanno spento tutte le luci.
Bütün ışıkları kapattılar.

Verbo : stare (olmak)
Participio passato : stato
È stato in casa tutto il giorno.
Bütün gün evdeydi.

Verbo : succedere (meydana gelmek, olmak)
Participio passato : successo
Che è successo?
Ne oldu?

Verbo : tradurre (tercüme etmek)
Participio passato : tradotto
Hanno tradotto il libro di Queneau.
Queneau’nun kitabını tercüme ettiler.

Verbo : vedere (görmek)
Participio passato : visto
Hai visto l’ultimo film di Benigni?
Benigni’nin son filmini izledin mi (gördün mü)?

Verbo : venire (gelmek)
Participio passato : venuto
Non è venuto quasi nessuno alla festa.
Partiye pek kimse gelmedi.

Verbo : vincere (bir şey kazanmak)
Participio passato : vinto
La Francia ha vinto i Mondiali del 1998.
Fransa 1998 Dünya Kupası’nı kazandı.

Verbo : vivere (yaşamak, tecrübe etmek)
Participio passato : vissuto
Ho vissuto due anni in Germania.
İki yıl Almanya’da yaşadım.

12.B Avere o Essere? (Avere ve Essere)

12.B Avere o Essere? (Avere ve ya Essere)

1-) Tüm geçişli fiiller (doğrudan nesneye sahip fiiller) Avere yardımcı fiili ile yakın geçmişi oluşturur.

Il bambino ha finito l’esercizio. ( Cosa? ) – l’esercizio.
Çocuk egzersizi bitirdi. ( Ne? ) – egzersiz.

Mario ha sposato Marella. ( Chi? ) – Marella.
Mario, Marella ile evlendi. ( Kim? ) – Marella.

Ho studiato italiano tutto il giorno . ( Cosa? ) – italiano.
Bütün gün İtalyanca çalıştım. ( Ne? ) – İtalyanca.

Abbiamo incontrato Anna. ( Chi? ) – Anna.
Anna ile tanıştık. ( Kim? ) – Anna.

2-) Tüm dönüşlü fiiller yardımcı Essere yardımcı fiili ile yakın geçmişi oluşturur.

Mi sono alzata alle 6.00.
6.00’da kalktım.

Ci siamo conosciuti un mese fa.
Bir ay önce tanıştık.

3-) Hemen hemen tüm geçişsiz fiiller (doğrudan nesneye sahip olmayan fiiller) Essere yardımcı fiili ile yakın geçmişi oluşturur.
Bunlar arasında:

Questa borsa è costata molto.
Bu çanta çok pahalı oldu.

L’ascentore è salito al primo piano.
Asansör birinci kata çıktı.

Le vacanze sono cominciate ieri.
Tatil(ler) dün başladı.

a-) Durum fiilleri : stare (olmak), restare (kalmak), rimanere (kalmak)

Renata è restata a casa.
Renata evde kaldı.

Oliviero è rimasto in albergo.
Oliviero otelde kaldı.

b-) Hareket fiilleri : andare (gitmek), venire (gelmek), arrivare (varmak), partire (ayrılmak), tornare (dönmek), entrare (girmek), cadere (düşmek), uscire (çıkmak)

Siamo andati al mare.
Denize gittik.

Il treno è partito un’ora fa.
Tren bir saat önce ayrıldı.

c-) Değişim fiilleri : diventare (olmak), morire (ölmek), nascere (doğmak), invecchiare (yaşlanmak), niziare (başlamak, başlatmak), cominciare (başlamak), finire (bitmek)

Mio nonno è morto molto tempo fa.
Dedem uzun zaman önce öldü.

Ieri è nata mia nipote.
Yeğenim dün doğdu.

La festa è finita a mezzanotte.
Parti gece yarısı sona erdi.

d-) Konu olan kişiye özel bir referans olmadan kullanılan fiillerdir. Sonlu modlar 3. kişide tekil ve sınırsız şekilde kullanılır. piacere (beğenmek), dispiacere (hoşuna gitmemek), bastare (yetmek), parere (gözükmek), succedere (vuku bulmak), sembrare (gibi görünmek).

L’Islanda mi è piaciuta moltissimo.
İzlanda’yı çok beğendim.

Luca mi è sembrato un po’ triste.
Luca bana biraz üzgün görünüyordu.

4-) Birçok fiil düzensiz geçmiş zaman çekimine sahiptir.

Ho visto un bellissimo film.
Harika bir film izledim.

Siete venuti alla festa?
Partiye geldiniz mi?

Che è successo?
Ne oldu?

12.A Passato prossimo (Yakın geçmiş)

12.A Passato prossimo (Yakın geçmiş)

1-) Passato prossimo, geçmişin eylemlerini veya gerçeklerini az ya da çok yakın olarak ifade etmek için kullanılır.

Il mese scorso ho comprato un motorino.
Geçen ay bir moped (scooter) aldım.

Ieri sono andato al cinema.
Dün sinemaya gittim.

2-) Passato prossimo, şu formda kullanılır.

presente di avere / essere + participio passato del verbo
avere / essere’nin geniş zaman çekimi + fiilin geçmiş zaman ortacı

Questa mattina ho telefonato a mia madre.
Bu sabah annemi aradım.

Paolo è uscito con gli amici.
Paolo arkadaşlarıyla dışarı çıktı.

3-) Participio prossimo, şu formda yapılır.

-are bitimli fiiller > geçmiş zaman ortacı -ato
-ere bitimli fiiller > geçmiş zaman ortacı -uto
-ire bitimli fiiller > geçmiş zaman ortacı -ito

mangiare > mangiato :
Ieri sera abbiamo mangiato veramente bene!
Dün gece gerçekten iyi yedik!

conoscere > conosciuto :
Alla festa ho conosciuto il fratello di Alessandro.
Partide Alessandro’nın erkek kardeşiyle tanıştım.

finire > finito :
Ornella e Titti hanno finito le vacanze.
Ornella ve Titti tatilleri bitirdiler.

4-) Avere fiilinden sonra gelen participio passato -o son ekini alır.

Franco non ha capito niente.
Franco hiçbir şey anlamadı.

Francesca non ha capito niente.
Francesca hiçbir şey anlamadı.

Ennio e Franco non hanno capito niente.
Ennio ve Franco hiçbir şey anlamadı.

Francesca e Lilli non hanno capito niente.
Francesca ve Lilli hiçbir şey anlamadı.

5-) Essere fiilinden sonra gelen participio passato 4 (-o, -a, -i, -e) sonlu bir sıfat gibi davranır ve özneye göre şekillenir.

Franco è andato via.
Franco gitti.

Francesca è andata via.
Francesca gitti.

Ennio e Franco sono andati via.
Ennio ve Franco gittiler.

Francesca e Lilli sono andate via.
Francesca ve Lilli gittiler.

verbo avere / essere + participio passato (avere / essere fiilleri + participio passato)

avere + participio passatoessere + participio passato
ioho parlatosono andato / a
tuhai parlatosei andato / a
lui/lei/Leiha parlatoè andato / a
noiabbiamo parlatosiamo andati / i
voiavete parlatosiete andati / e
loro/Lorohanno parlatosono andati / e

11.B Forma impersonale dei verbi riflessivi (Dönüşlü fiillerin kişi olmayan formu)

11.B Forma impersonale dei verbi riflessivi (Dönüşlü fiillerin kişi olmayan formu)

1-) Dönüşlü fiilin kişi olmayan formu:

ci + si + fiil (3.ncü tekil kişi)
sposarsi > ci si sposa
diventirsi > ci si diverte

Quando si è stanchi e stressati ci si deve rilassare un po’.
Yorgun ve stresli olduğunuzda biraz rahatlamanız gerekir.

In Italia ci si sposa sempre più tardi.
İtalya’da her zaman biraz geç evleniriz.

Al giorno d’oggi ci si diverte con sport sempre più estremi.
Günümüzde, giderek aşırı ekstrem sporlarla eğlenirsiniz.

Quando non ci si ama più ci si separa.
Birbirinizi sevmediğiniz zaman ayrılırsınız.

Forma impersonale dei verbi riflessivi (Dönüşlü fiillerin kişi olmayan formu)

ci + si + fiili ( 3. tekil kişi )

11.A Forma impersonale (Kişi olmayan form)

11.A Forma impersonale (Kişi olmayan form)

1-) Kişi olmayan form, birçok insan için ortak olan genel eylemleri ifade eder.

A Natale si mangia sempre troppo. (=In generale tutti a Natale mangiano troppo.)
Noel’de hep çok fazla yeriz. (= Genel olarak, herkes Noel’de çok fazla yer.)

D’estate si beve più che d’inverno. (=D’estate la gente beve più che d’inverno.)
Yaz aylarında kıştan daha fazla içersiniz. (=Yaz aylarında insanlar kışın olduğundan daha fazla içirler.)

Alle feste si canta e si balla. (=Alle feste la gente canta e balla.)
Partilerde şarkı söyleyebilir ve dans edebilirsiniz. (=Partilerde insanlar şarkı söyler ve dans eder.)

2-) Kişi olmayan formu kullandığımız: si + fiil (3. tekil kişi).

Da Roma a Milano si fa prima con il treno che con la macchina.
Roma’dan Milano’ya ilk önce trenle ya da arabayla yapılır.

3-) Essere ve diventare fiilleri ile sıfatların çoğul hali kullanılır.

Quando si è nervosi è difficile dormire.
Gergin olduğunuzda uyumak zordur.

Se si mangia troppo si diventa grassi.
Çok fazla yersen şişmanlarsın.

Forma impersonale (Kişi olmayan form)

si + fiil (3.ncü tekil kişi)
si + essere / diventare  (3.ncü tekil kişi) + çoğul sıfat

10. Verbi riflessivi e reciproci (Dönüşlü ve işteş fiiller)

10. Verbi riflessivi e reciproci (Dönüşlü ve işteş fiiller)

1-) Dönüşlü fiiller, öznenin kendisi veya kendisi ile ilgili bir eylemini tanımlar.

Purtroppo mi alzo sempre alle 3:30. Sono un panettiere.
Ne yazık ki, her zaman 3:30’da kalkıyorum. Ben fırıncıyım.

Bruno si sente un po’ male oggi.
Bruno bugün biraz hasta hissediyor.

2-) Dönüşlü fiiller ile dönüşlü zamirler mi, ti, si, ci, vi, si kullanılır.

Mi lavo le mani con il sapone.
Ellerimi sabunla yıkıyorum.

Come ti chiami?
İsmin nedir?

Anna si trucca e esce per incontrare gli amici.
Anna makyaj yapıyor ve arkadaşlarıyla buluşmak için dışarı çıkıyor.

3-) İşteş fiiller, iki veya daha fazla kişi arasında gerçekleşen bir hareketi tanımlar. Bu fiillerin şekli dönüşlü fiillerin aynısıdır.

Marta e Carlo si vedono ogni sabato. (=Marta vede Carlo e Carlo vede Marta)
Marta ve Carlo her Cumartesi birbirlerini görüyorlar. (= Marta Carlo’yu görür ve Carlo Marta’yı görür.)

Io e Claudia ci sposiamo a luglio. (=io sposo Claudia e Claudia sposa me)
Claudia ve ben Temmuz ayında evleniyoruz. (= Claudia ile evlenirim ve Claudia benimle evlenir.)

4-) Hemen hemen tüm İtalyan fiillerinin dönüşlü veya işteş bir formu olabilir.

lavare: Marco lava la macchina.
yıkamak: Marco arabayı yıkar.

lavarsi (riflessivo): Marco si lava con il sapone.
yıkanmak (dönüşlü): Marco kendini sabunla yıkar.

amare: Marco ama Giulia.
sevmek: Marco Giulia’yı sever.

amarsi (reciproco): Marco e Giulia si amano.
birbirlerini sevmek (işteç): Marco ve Giulia birbirlerini severler.

5-) Bir modal veya söyleniş tarzına göre (potere, volere, dovere, sapere, cominciare a, stare per, stare + gerundio, finire di) + bir dönüşlü veya işteş fiil cümlesinde, zamir fiilden önce veya mastar fillin sonuna gelebilir.

Domani mi devo alzare presto.
Domani devo alzarmi presto.
Yarın erken kalkmam gerekiyor.

Ti vuoi sedere qui?
Vuoi sederti qui?
Burada oturmak ister misin?

Sono le otto, Mario si sta per alzere.
Sono le otto, Mario sta per alzarsi.
Saat sekiz oldu. Mario kalkmak üzere.

Verbi riflessivi e reciproci (Dönüşlü ve işteş fiiller)

alz-arsi
iomialzo
tutialzi
lui/lei/Leisialza
noicialziamo
voivialzate
loro/Lorosialzano

Principali verbi riflessivi e reciproci (Başlıca dönüşlü ve işteş fiiller)

abbracciarsidivertirsisedersi
abituarsi afarsisentirsi
alzarsiimpegnarsispazzolarsi
amarsiinnamorarsisposarsi
annoiarsiinteressarsisvegliarsi
arrabbiarsilamentarsitrovarsi
baciarsimettersitruccarsi
chiamarsipettinarsivergognarsi
comportarsipreoccuparsivestirsi
conoscersiradersi
dimenticarsi dirilassarsi

09.B Possessivi e articoli (İyelikler ve artikel)

09.B Possessivi e articoli (İyelikler ve artikel)

1-) Normalde, ailenin bireylerini gösteren tekil isimlere ait iyelik sıfatları ile artikel asla kullanmayız:
padre (baba), madre (anne), nonno (büyükbaba), nonna (büyükanne), zio (amca, dayı), zia (hala, teyze), fratello (erkek kardeş), sorella (kız kardeş), cugino (erkek kuzen), cugina (kız kuzen), vb.

Mio marito è albanese.
(Benim) Kocam Arnavut.

Tua sorella non viene con noi.
(Senin) Kız kardeşin bizimle gelmiyor.

Signora Rossi. Suo figlio è tornato?
Bayan Rossi. (onun) Oğlun döndü mü?

Questa è Anna, suo padre è Mario.
Bu Anna, (onun) babası Mario.

Dov’è Sergio? Sua nonna sta male.
Sergio nerede? (Onun) Büyükannesi hasta.

Nostra nipote va all’università.
(Bizim) Yeğenimiz üniversiteye gidiyor.

Vostro zio è in America?
(Sizin) Amcanız Amerika’da mı?

2-) Artikeli aşağıdakilerle birlikte kullanıyoruz:

a-) Çoğul aile isimleriyle:
genitori (ebeveynler), figli (oğullar), figlie (kızlar), nipoti (torunlar), mariti (kocalar), mogli (karı), vb.

I miei genitori sono in pensione.
Ebeveynlerim emeklidirler.

I suoi figli vivono lontano.
Çocukları çok uzakta yaşıyor.

Signora, dove sono le Sue figlie?
Bayan, kızlarınız nerede?

b-) Belirli aile isimleriyle:
nonna materna (anneanne), zio di Napoli (Napoli dayı (amca) ), vb.

La sua nonna materna è di Roma.
Anneannesi Roma’dan.

Il mio zio di Napoli arriva domani.
Napoli’deki amcam yarın geliyor.

c-) Konuşma dilindeki aile isimleriyle:
Papa (baba), mamma (anne), vb.

Ciao Anna! Dov’è il tuo papa.
Selam Anna! Baban nerede?

La nostra mamma non lavora.
Annemiz çalışmıyor.

d-) Değiştirilmiş aile isimleriyle:
sorellina (küçük kız kardeş), fratellino (küçük erkek kardeş), cuginetto (küçük kuzen), vb.

La tua sorellina va a scuola?
Küçük kız kardeşin okula mı gidiyor?

Il mio cuginetto ha 3 anni.
Küçük kuzenim 3 yaşında.

e-) İyelik sıfatı loro (tekil ve çoğul) ile:

Il loro fratello ha 3 anni.
Kardeşleri 3 yaşında.

I loro fratelli sono ingegneri.
Kardeşleri mühendisler.