Kategori arşivi: İtalyanca Dilbilgisi

İtalyanca Dilbilgisi

23.A Pronomi relativi che e cui

23.A Pronomi relativi che e cui [İlgi zamirleri kim ve hangi]

1-) Pronomi relativi che ve cui ortak bir unsuru olan cümleleri birleştirmek için kullanılır. Pronomi relativi bu öğenin yerini alır.

Mia sorella Silvia arriva domani. + Mia sorella Silvia vive a Milano = Mia sorella Silvia che vive a Milano, arriva domani.
Kız kardeşim Silvia yarın geliyor. + Kız kardeşim Silvia Milan’da yaşıyor = Milano’da yaşayan kız kardeşim Silvia yarın geliyor.

John è inglese. + Io lavoro con John. = John, con cui lavoro, è inglese.
John İngilizdir. + John ile çalışıyorum. = Birlikte çalıştığım John, ingilizdir.

2-) Pronome relativo olan che değişmez ve bir soggetto diretto veya oggetto diretto’yu (edat içermeyen bir nesne) değiştirmek için kullanılır.

La ragazza che parla con lui è amica mia.
Onunla konuşan kız benim arkadaşım.

Le scarpe che porto sono tedesche.
Giydiğim ayakkabılar Alman.

Gli italiano che parlano inglese sono aumentati.
İngilizce konuşan İtalyanlar arttı.

Il libro che legge è un capolavoro!
Okuduğunuz kitap bir başyapıt!

3-) Pronome relativo olan cui değişmez ve bir oggetto indiretto’yu (edattan önce gelen bir nesne) değiştirmek için kullanılır.

Quello è l’amico di cui ti avevo parlato.
Sana bahsettiğim arkadaşım.

La ditta a cui dobbiamo telefonare si trova in Olanda.
Aradığımız şirket Hollanda’da.

Il paese da cui provengo è piccolissimo.
Geldiğim ülke çok küçük.

E’ imbarazzante parlare della situazione in cui mi trovo.
İçinde bulunduğum durum hakkında konuşmak utanç verici.

Come si chiama la ragazza con cui parlavi prima?
Daha önce konuştuğun kızın adı ne?

È davvero uno su cui puoi contare.
Gerçekten güvenebileceğin biri.

Il giornale per cui lavora Pia è un sattimanale.
Pia’nın çalıştığı gazete haftalıktır.

Abbiamo diverse ragioni per non venire, tra cui il fatto che è troppo tardi.
Çok geç olduğu gerçeği de dahil olmak üzere gelmemek için birkaç nedenimiz var.

Pronomi Relativi che e cui

Soggetto diretto veya oggetto diretto (edatsız)>che
Herzaman edatdan sonra>cui
(a cui, con cui, da cui, di cui, per cui, su cui, tra / fra cui)

22.C Comparativi e superlativi particolari

22.C Comparativi e superlativi particolari [Karşılaştırma ve üstünlük detayları]

1-) Buono, cattivo, grande, piccolo, alto, basso sıfatlarının karşılaştırmalı ve üstünlük olmak üzere iki biçimi vardır.

Comparativo (Karşılaştırma)

Il ristorante di via Ripetta è più buono di quello di via Giulia.
Ripetta caddesindeki restoran Giulia caddesindekinden daha iyidir.

Superlativo relativo (Göreceli üstünlük)

Il ristorante di via Ripetta è il più buono della zona.
Ripetta caddesindeki restoran bölgedeki en iyisidir.

Superlativo assoluto (Mutlak üstünlük)

Il ristorante di via Ripetta è buonissimo.
Ripetta caddesindeki restoran en iyisidir.

1.b-) Düzensiz form

Comparativo (Karşılaştırma)

Il ristorante di via Ripetta è migliore (=più buono) di quello di via Giulia.
Ripetta caddesindeki restoran Giulia caddesindekinden daha iyidir.

Superlativo relativo (Göreceli üstünlük)

Il ristorante di via Ripetta è il migliore (=il più buono) della zona.
Ripetta caddesindeki restoran bölgedeki en iyisidir.

Superlativo assoluto (Mutlak üstünlük)

Il ristorante di via Ripetta è ottimo. (= buonissimo)
Ripetta caddesindeki restoran mükemmeldir.

AggettivoComparativoSuperlativo RelativoSuperlativo Assoluto
buonomiglioreil miglioreottimo
cattivo (brutto)peggioreil peggiorepessimo
grandemaggioreil maggioremassimo
piccolominoreil minoreminimo
altosuperioreil superioresupremo
bassoinferioreil inferioreinfimo

22.B Superlativo relativo e superlativo assoluto

22.B Superlativo relativo e superlativo assoluto [Göreceli üstünlük ve Mutlak üstünlük]

1-) Superlativo relativo şu şekilde oluşturulur:

articolo + più / meno + di / fra

La Sicillia è la regione più grande d’Italia.
Sicilya, İtalya’nın en büyük bölgesidir.

“Ginger e Fred” è il film meno bello fra quelli di Fellini.
“Ginger ve Fred”, Fellini’nin en güzel filmidir.

2-) Superlativo assoluti, sıfata -issimo ekinin eklenmesiyle oluşturulur:

In estate in Sicilia fa caldissimo.
Yaz aylarında Sicilya çok sıcaktır.

Le opere del Botticelli sono bellissime.
Botticelli’nin eserleri çok güzeldir.

3-) Superlativo assoluto de şu şekilde oluşturulabilir:

3.a-) Sıfatın tekrarlanmasıyla;

Questa casa è piccola piccola.
Bu ev küçük küçük.

3.b-) tutto / tutta / tutti / tutte kullanarak;

Ieri Amelia era tutta contenta.
Dün Amelia çok mutluydu.

3.c-) -stra , -super, -arci, -iper, vb. gibi öneklerle.

Voglio un uomo straricco e superdotato!
Aşırı zengin ve çok yetenekli bir adam istiyorum!

Superlativo RelativoSuperlativo Assoluto
articolo + più / meno + di / fra-issimo / -issima / -issimi / -issime

22.A Comparativo di maggioranza e minoranza

22.A Comparativo di maggioranza e minoranza

1-) Normalde iki veya daha fazla şeyi karşılaştırmak için più / meno … di … ‘yi kullanırız:

1.a-) İsimler;

Calvino è più famoso di Bevilacqua.
Calvino, Bevilacqua’dan daha ünlüdür.

In Italia il calcio è più popolare del rugby.
İtalya’da futbol rugby’den daha popülerdir.

Il treno è meno veloce dellaereo.
Tren uçaktan daha yavaşdır.

1.b-) Kişi zamirleri (io, tu, vb.).

Tu sei più bella di lei.
Ondan daha güzelsin.

Io sono meno alto di te.
Senden daha az uzunum.

2-) Normalde iki veya daha fazla şeyi karşılaştırmak için più / meno … che … ‘yi kullanırız:

2.a-) Sıfatlar;

Quell’uomo è più largo che alto.
O adam uzun boylu.

2.b-) Filler;

Leggere è più interessante che quardare la tv.
Okumak, TV izlemekten daha ilginçdir.

2.c-) Zarflar;

Sarai più comodo che qua.
Burada daha rahat edeceksin.

2.d-) Edattan önce gelen zamirler veya isimler;

Anna è più gentile con me che con te.
Anna bana senden daha iyi davranıyor.

Tengo più al mio cane che a mia moglie.
Köpeğimi karımdan daha çok önemsiyorum.

2.e-) Miktarlar veya sayılar;

In Italia ci sono meno uomini che donne.
İtalya’da kadınlardan daha az erkek var.

Comparativo di maggioranza e minoranza

Kişisel isimleri ve zamirlerlepiù / meno … di …
Sıfatlar, fiiller, zarflar, zamirler veya isimler ile edatlar, miktar veya sayılarpiù / meno … che … 

21.B Futuro anteriore

21.B Futuro anteriore [Bileşik gelecek zaman]

1-) Genellikle futuro anteriore, futuro semplice ile ifade edilen başka bir eylemden önce gerçekleşen gelecekteki bir eylemi ifade etmek için kullanılır.

Appena sarò tornata dalle vacanze mi metterò a studiare seriamente. (prima : sarò tornata > dopo : mi metterò a studiare)
Tatilden döner dönmez ciddi şekilde çalışacağım. (önce : geri döneceğim> sonra : çalışmaya başlayacağım)

2-) Bu durumda, futuro anteriore neredeyse her zaman şu kelimelerden sonra kullanılır: appena, quando, dopo che.

Appena sarò arrivato ti chiamerò.
Buraya gelir gelmez seni arayacağım.

Quando avremo finito di lavorare potremo riposarci.
İşimiz bittiğinde dinlenebiliriz.

Le fisserò un appuntamento dopo che avrò parlato con la segretaria.
Sekreterle konuştuktan sonra senin için bir randevu alacağım.

3-) Futuro anteriore aynı zamanda aşağıdakiler için de kullanılır:

3.a) Geçmişte bir belirsizliği gösterir;

Giorgio si sarà perso. Non è ancora arrivato.
Giorgio kaybolmuş olmalı. Hala gelmedi.

Sarà già nato il bambino di Simona?
Simona’nın bebeği zaten doğmadı mı?

3.b) Geçmişte gerçekleşen bir eylemde itirazı ifade ederken;

Avranno anche fatto uno sconto, ma il posto mi è sembrato caro comunque.
Onlar da bir indirim yapmış olabilir, ama yine de yer benim için pahalı görünüyordu.

4.) Futuro anteriore, avere yada essere fiilinin Futuro semplice çekimine + fiilin participio passato çekimi eklenerek oluşturulur.

Dopo che avro fatto l’esame andrò in vacanza.
Sınava girdikten sonra tatile gideceğim.

Appena sarò arrivato ti chiamerò.
Gelir gelmez seni arayacağım.

Futuro Anteriore
(futuro semplice di avere o essere + participio passato)

avere parlareessere andare
ioavrò parlatosarò andato/a
tuavrai parlatosarai andato/a
lui/lei/Leiavrà parlatosarà andato/a
noiavremo parlatosaremo andati/e
voiavrete parlatosarete andati/e
loroavranno parlatosaranno andati/e

21.A Futuro semplice

21.A Futuro semplice [Gelecek zaman]

1-) Futuro semplice aşağıdakiler durumlar için kullanılır:

1.a) Gelecekteki bir zamanda gerçekleşecek bir eylemi bir kişi’ye belirtirken,

Tra cento anni l’uomo mangerà solo pillole.
Yüz yıl içinde insan sadece hap yiyecektir.

Dicono che il fine settimana pioverà.
Hafta sonu yağmur yağacağını söylüyorlar.

Federica partirà per Firenze alle 6.
Federica 06: 00’da Floransa’ya gidecek.

1.b) Bir varsayımı ifade ederken,

Che ora è? – Mah, non ho l’orologio, saranno più o meno le 2.00
Saat kaç? – Bir saatim yok, aşağı yukarı 2.00 olabilir.

1.c) Bir belirsizliği gösterirken,

Che starà facendo Paolo in questo momento?
Paolo şu anda ne yapıyor?

1.d) Şüpheyi veya itirazı ifade ederken.

Sarà anche un bell’uomo, ma è stupido come una capra!
Yakışıklı bir adam olabilir, ama keçi kadar aptal!

2-) –are bitimli fiillerin gelecek zaman formları –ere bitimli fiillerle aynıdır.

Parlare e scrivere : La settimana prossima parlerò con Marta, ma prima le scriverò una lettera.
Konuşmak ve yazmak : Gelecek hafta Marta ile konuşacağım, ama önce ona bir mektup yazacağım.

3-) -care ve -gare bitimli fiilleri geleceğin zaman formlarında c ve g harflerinden sonra bir -h- harfi gelir.

Domani al ristorante cercherò di pagare io, ma sicuramente finisce che pagheranno i miei amici.
Yarın restoranda ben ödemeyi deneyeceğim, ama kesinlikle arkadaşlarım ödemeyi tamamlayacaklar.

4-) Genellikle düzensiz çekime sahip fiiller , condizionale semplice ifadelerde bile aynı tür düzensizliğe sahiptir.

Futuro : Stasera non verrò al cinema con voi, preferisco lavorare.
Gelecek : Bu gece seninle sinemaya gitmeyeceğim, çalışmayı tercih ederim.

Condizionale : Verrei volentieri al cinema con voi, ma devo lavorare.
Koşullu : Sizinle sinemaya memnuniyetle giderdim, ama çalışmak zorundayım.

Futuro Semplice – Verbi Regolari

am – areprend – ereapr – ire
ioam – eròprend – eròapr – irò
tuam – eraiprend – eraiapr – irai
lui/lei/Leiam – eràprend – eràapr – irà
noiam – eremoprend – eremoapr – iremo
voiam – ereteprend – ereteapr – irete
loroam – erannoprend – erannoapr – iranno

Futuro Semplice – Verbi Irregolari

essereavere
iosaròavrò
tusaraiavrai
lui/lei/Leisaràavrà
noisaremoavremo
voisareteavrete
lorosarannoavranno

Oluşturulma tarihi : 02.03.2020

20.G Particella ne con pronomi diretti e riflessivi

20.G Particella ne con pronomi diretti e riflessivi [Doğrudan zamirler ve dönüşlü zamirler ile ne’nin kullanımı]

1-) ne parçacığı, pronomi indiretto ve pronomi riflessivi ile birlikte pronome diretto olarak birleşir. Yani:

1.a-) ne parçacığın yeri her zaman pronomi indiretto veya pronomi riflessivi den sonradır;

Gianni ha comprato delle piante e me ne ha regalate tre.
Gianni bazı bitkiler satın aldı ve bana üç tane verdi.

Non posso raccontarti tutto ora, te ne parlo domani.
Sana şimdi her şeyi söyleyemem, yarın sana anlatacağım.

Che bei libri? Ce ne presti un po?
Ne güzel kitaplar? Bize biraz borç verebilir misin?

Oggi è il mio compleanno ma i miei genitori se ne dimenticano sempre.
Bugün doğum günüm ama ailem her zaman unutuyor.

1.b-) pronomi indiretti’nin tekil ve çoğul 3. şahıs zamirlerine, ne parçacığı birleştirildiğinde ” pronome combinato gliene’i oluştururlar.

Se Fabio vuole un panino gliene porto uno io.
Fabio bir sandviç istiyorsa, ona bir tane getireceğim.

Signora, questo formaggio è ottimo. Gliene posso offrire un po’?
Hanımefendi, bu peynir mükemmel. Size biraz ısmarlayabilir miyim?

Ai miei genitori piacciono i libri di Camilleri, cosi gliene ho regalati due.
Ailem Camilleri’nin kitaplarını seviyor, bu yüzden onlara iki tane verdim.

Particella IndirettiParticella nePronomi Combinati
mineme ne
tinete ne
gli / lenegliene
cinece ne
vineve ne
glinegliene
Particella RiflessiviParticella nePronomi Combinati
mineme ne
tinete ne
sinese ne
cinece ne
vineve ne
sinese ne

20.F Particella ci con particella ne

20.F Particella ci con particella ne [ne ile ci zamirlerinin birlikte kullanımı]

1-) ci ve ne zarfları birlikte kullanıldığında , pronome combinato’yı oluşturur.

“Quanti libri hai messo nella borsa?” “Ce ne ho messi 3.” (ci = nella borsa : ne = di libri)
“Çantaya kaç kitap koydun?” “Ben çantaya 3 kitap koydum.” (ci = çantada : ne = kitap)

“Quante ore di treno ci vogliono da Roma a Pisa?” “Con l’intercity ce ne vogliono 3.” (ci = volerci : ne = di ore)
“Roma’dan Pisa’ya trenle kaç saat sürüyor?” “Intercity ile 3 saat alır.” (ci = alır : ne = saat)

Particella ciParticella nePronomi Combinati
cineci ne

20.E Altri significati della particella ne

20.E Altri significati della particella ne [Ne’nin diğer anlamları]

1-) Ne diğer durumlarda da kullanılır. Örneğin;

1.a-) di edatı tarafından verilen bir cümlenin yerine kullanmak için;

“Sai niente delle elezioni?” “No, non ne so niente.” (ne = delle elezioni)
“Seçim hakkında bir şey biliyor musun?” “Hayır, bunun hakkında hiçbir şey bilmiyorum.” (ne = seçimler)

Lo sport non mi interessa, quindi non ne parlo mai. (ne = di sport)
Sporla ilgilenmiyorum, bu yüzden asla bundan bahsetmiyorum. (ne = spor)

1.b-) da edatı tarafından verilen bir cümlenin yerine ve aynı zamanda yer anlamında kullanmak için

È entrata al bar e ne è uscita subito dopo. (ne = dal bar)
Bara girdi ve hemen sonra oradan ayrıldı. (ne = bardan)

“Hai visto la nuova palestra?” “Ne vengo proprio ora” (ne = dalla palestra)
“Yeni spor salonunu gördün mü?” “Ben şimdi oradan geliyorum” (ne = spor salonundan)

20.D Particella ne con significato partitivo

20.D Particella ne con significato partitivo [Miktar zarfı olarak ne parçacığı]

1-) Genellikle ne zamiri miktarları, sayıları veya menfi miktarları (niente, nessuno vb.) İfade etmek için kullanılır. Bu durumda buna pronome partitivo denir ve pronome diretto gibi davranır.

“Vuoi ancora della torta?” “Grazie, ne prendo ancora un po’.” (ne = di torta)
“Hala kek istiyor musun?” “Teşekkürler, biraz daha alacağım.” (ne = kek)
Belle quelle mele, ne prendo due chili. (ne = di mele)
Güzel elmalar, iki kilo alacağım. (ne = elma)

Hai il numero di telefono di un buon albergo a Milano? Io non ne conosco nessuno. (ne = di alberghi)
Milano’da iyi bir otelin telefon numarası var mı? Ben hiçbirini bilmiyorum. (ne = oteller)

2-) Participio passato ile bile, ne pronome diretto gibi davranır.

“Com’erano i panini?” “Buonissimi, ne ho mangiati tre!” (ne = di panini)
“Sandviçler nasıldı?” “Nefis, üç tane yedim!” (ne = panini)

“Vuoi una sigaretta?” “No, grazie, oggi ne ho fumate troppe.” (ne = di sigarette)
“Sigara ister misin?” “Hayır teşekkürler, bugün çok fazla sigara içtim.” (ne = sigara)

3-) tutto / tutta / tutti / tutte ile ne kullanılmaz, ama pronomi diretti lo, la, li, le kullanılır.

Quanta torta vuoi?
Ne kadar kek istiyorsun?
Li voglio tutta. / Ne voglio due.
Hepsini istiyorum. / İki tane istiyorum.