Kategori arşivi: İtalyanca Türkçe Sözlük

İtalyanca Türkçe Sözlük Z Harfi

Z Harfi

  • zaffata (f) kötü koku.
  • zafferano (m) safran.
  • zaffiro (m) safir.
  • zaino (m) sırt çantası.
  • zampa (m) pençe.
  • zampillare (i) fışkırmak.
  • zampillo (m) fıskiye.
  • zampone (m) büyük pençe; jambon.
  • zanna (f) kimi hayvanların ağzından dışarı uzanan uzun diş; fildişi.
  • zanzara (f) sivrisinek.
  • zappa (f) kazma.
  • zappare (t) kazmalamak, kazmayla çalışmak.
  • zar (m) çar.
  • zarina (f) çariçe.
  • zattera (f) sal.
  • zavorra (f) sofra.
  • zazzera (f) omuzlara dek uzanan saç.
  • zelante (ag) gayretli, becerikli.
  • zelantemente (av) gayretle.
  • zelo (m) çaba; maharet.
  • zero (m) sıfır.
  • zia (f) teyze, hala.
  • zio (m) amca, dayı.
  • zitella (f) evlenmemiş, evde kalmış.
  • zitto (ag) susan, konuşmayan; sessiz.
  • zoccolo (m) nalın; toynak; dört ayaklı memelilerin çoğunun ayak ya da tırnağına verilen ad.
  • zodiaco (m) burç, zodyak.
  • zolfo (m) kükürt.
  • zolla (f) toprak parçası, parsel.
  • zona (f) bölge (zona cuscinetto: tampon bölge).
  • zoologia (f) hayvanbilim, zooloji.
  • zoologico (ag) hayvanbilimsel, zoolojik.
  • zoppicare (i) topallamak.
  • zoppo (ag) topal.
  • zotico (ag) kaba.
  • zucca (f) kabak.
  • zuccherare (t) şekerlemek, şeker serpmek.
  • zuccherino (ag) şekerli.
  • zucchero (m) şeker.
  • zuffolare (ti) birisinin kulağına birşey fısıldamak; çınlamak, vınlamak; ıslık çalmak.
  • zuppa (f) çorba; kargaşa.
  • zuppiera (f) çorba kasesi.
  • Zurigo (f) Zürih.
  • zuzzurellona (f) şımarık çocuk.
  • zuzzurellone (m) şımarık çocuk.

İtalyanca Türkçe Sözlük V Harfi

V Harfi

  • vacante (ag) boş.
  • vacanza (f) boşluk; tatil.
  • vacca (f) inek.
  • vaccinare (t) aşılamak.
  • vaccinazione (f) (med.) aşı.
  • vacillare (i) sallanmak; karar verememek.
  • vagare (i) başıboş dolaşmak.
  • vagire (i) viyaklamak (isc+).
  • vagliare (t) elemek, elekten geçirmek.
  • vaglio (m) elek.
  • vago (ag) hareketli; kararsız; belli belirsiz.
  • vagone (m) vagon.
  • vaiolo (m) çiçek hastalığı.
  • vaiuolo (m) çiçek hastalığı.
  • valanga (f) çığ.
  • vale (m) sağlık.
  • valente (ag) değerli.
  • valere (i) değmek.
  • valersi (r) kullanmak, yararlanmak.
  • valicare (t) karşıya geçmek.
  • validità (f) geçerlilik.
  • valido (ag) geçerli.
  • valigia (f) valiz.
  • vallata (f) vadi.
  • valle (f) vadi.
  • vallo (m) siper.
  • valore (m) değer; itibar; cesaret.
  • valoroso (ag) güçlü; cesaretli.
  • valuta (m) değer, fiyat; para.
  • valutabile (ag) değer biçilebilir.
  • valutare (t) değerlendirmek; tahmin etmek.
  • valutazione (f) değer biçme.
  • valvole (f) kapakçık.
  • vampiro (m) vampir; vampir yarasa.
  • vangare (t) kürekle çalışmak.
  • vaniglia (m) vanilya.
  • vanità (f) boşluk, hiçlik; fanilik.
  • vanitoso (ag) gereksiz; boş.
  • vano (ag) yararsız; gereksiz, boş.
  • vantaggio (m) avantaj.
  • vantare (t) övmek.
  • vantarsi (r) övünmek, kendini övmek.
  • vapore (m) buhar.
  • vaporoso (ag) buharlı; bitmeyen, sonsuz.
  • varco (m) geçit.
  • variabile (ag) değişken; kararsız.
  • variabilità (f) değişkenlik; kararsızlık.
  • variazione (f) değişim.
  • varice (f) varis.
  • varicella (m) (med.) suçiçeği.
  • varicoso (ag) varisli.
  • variopinto (ag) rengarenk, alacalı.
  • varo (m) denize gemi indirme.
  • Varsavia (f) Varşova.
  • vasca (f) küvet; leğen; havuz; fincan.
  • vascello (m) yelkenli büyük savaş gemisi.
  • vascolare (ag) (anat.) damarla ilgili (sistema vascolare: dolaşım sistemi).
  • vaselina (f) vazelin.
  • vaso (m) vazo; kavanoz; (anat.) damar.
  • vassallo (m) tutsak.
  • vassoio (m) tepsi.
  • vastità (f) genişlik.
  • vasto (ag) dev, büyük; geniş.
  • vecchiaia (f) yaşlılık.
  • vecchio (ag) eski; yaşlı.
  • vedere (t) görmek.
  • vedovo (ag) dul.
  • veemente (ag) şiddetli.
  • vegetale (ag) bitkisel.
  • vegeto (ag) gürbüz.
  • vegliare (i) uyanık durmak.
  • veicolo (m) taşıt.
  • velare (t) örtmek, gizlemek, kaplamak.
  • veleno (m) zehir.
  • veliero (m) yelkenli gemi.
  • velivolo (m) büyük uçak; planör.
  • velluto (ag) kıllı, tüylü.
  • velo (m) tül, ince örtü.
  • veloce (ag) hızlı.
  • velocemente (av) hızlıca.
  • velocista (m) kısa mesafe koşucusu.
  • velocità (f) hız.
  • vena (f) damar.
  • venale (ag) satılık; rüşvetçi.
  • venalità (f) satılık olma; rüşvet.
  • vendere (t) satmak.
  • vendetta (f) öç, intikam.
  • vendicare (t) öç almak, intikam almak.
  • vendicarsi (r) öç almak, intikam almak.
  • venditore (m) satıcı.
  • venditrice (f) satıcı.
  • venefico (ag) zehirli.
  • venerare (t) saygı göstermek.
  • venerazione (f) saygı.
  • venerdì (m) cuma günü.
  • Venere (f) (astr.) Venüs.
  • venire (i) gelmek (düzensizdir).
  • ventaglio (m) yelpaze.
  • ventesimo (ag) yirminci.
  • venti (ag) yirmi.
  • vento (m) yel, rüzgar.
  • ventoso (ag) rüzgarlı.
  • ventre (m) karın; işkembe.
  • ventura (f) şans, talih.
  • venturo (ag) gelecek.
  • veramente (av) gerçekten.
  • veranda (f) teras; veranda.
  • verbale (ag) sözlü.
  • verbo (m) eylem, fiil.
  • verboso (ag) geveze.
  • verdastro (ag) yeşilimsi.
  • verde (ag) yeşil.
  • verdura (f) sebze; yeşillik.
  • vergine (f) kız, bakire.
  • vergogna (f) utanç, ar.
  • vergognare (r) utanmak.
  • vergognoso (ag) utangaç, sıkılgan.
  • verificare (t) doğrulamak.
  • verità (f) doğruluk.
  • verme (m) kurt; bağırsak paraziti (verme solitario: tenya); larva.
  • vero (ag) doğru.
  • verosimile (ag) olası, inanılır.
  • versamento (m) boşaltma, dökme.
  • versante (m) etek (dağ, tepe için).
  • versare (t) ödemek; dökmek.
  • versatile (ag) elinden her iş gelen; oynak.
  • versione (f) uyarlama, versiyon; sürüm.
  • verso (pr) -ye doğru.
  • vertebra (f) omur; omurga.
  • verticale (ag) dikey.
  • vertice (m) tepe, üst nokta.
  • vertigine (f) baş dönmesi.
  • vescica (f) idrar torbası; kabarcık.
  • vescovo (m) piskopos.
  • vespa (f) eşek arısı.
  • vespro (m) akşam, ikindi zamanı.
  • vessare (t) işkence etmek.
  • vessazione (f) işkence.
  • vestaglia (f) gecelik, pijama.
  • vestibolo (m) avlu, sahanlık.
  • vestigio (m) iz.
  • vestire (ti) giyinmek; giydirmek (isc-).
  • vestirsi (r) giyinmek (isc-).
  • veterano (ag) emekli (asker).
  • veterinario (m) veteriner hekim.
  • veto (m) veto, karşı oy.
  • vetrata (f) vitrin, camekan.
  • vetreria (f) cam fabrikası.
  • vetrina (f) vitrin.
  • vetro (m) cam.
  • vetta (f) tepe, üst nokta.
  • vettura (f) at arabası; vagon.
  • vezzeggiare (t) sevmek, okşamak.
  • vezzo (m) alışkanlık; ustalık; hüner.
  • vezzoso (ag) güzel, yakışıklı.
  • vi (pn) sizi, size.
  • via (f) yol, sokak (Via Lattea:samanyolu).
  • viadotto (m) viyadük, köprü üstünden gelen yol.
  • viaggiatore (m) gezgin.
  • viaggio (m) yolculuk.
  • viale (m) geniş ve ağaçlıklı yol, bulvar, cadde.
  • vibrare (t) titreştirmek.
  • vibrarsi (r) titreşmek.
  • vicario (m) yardımcı.
  • vicenda (f) olay.
  • viceversa (av) karşıtı olarak; ve tersi.
  • vicinanza (f) komşuluk.
  • vicinato (ag) yakın olma, komşu olma.
  • vicino (ag) yakın.
  • vicolo (m) dar yol (vicolo cieco: çıkmaz sokak).
  • videoregistratore (m) video kayıt aygıtı.
  • Vienna (f) Viyana.
  • vietare (di) (ti) yasaklamak.
  • vieto (ag) yaşlı; eski.
  • vigente (ag) yürülükte olan.
  • vigna (f) üzüm bağı.
  • vignetta (f) resim, şekil.
  • vigoroso (ag) güçlü, kuvvetli.
  • villaggio (m) köy.
  • villano (m) köylü.
  • villetta (f) yazlık ev.
  • vinaio (m) şarap satıcısı.
  • vincere (t) yenmek, kazanmak.
  • vincolo (m) ilişki, bağ.
  • vino (m) şarap.
  • violare (t) bir kurala uymamak; bozmak.
  • violento (ag) sert, şiddetli.
  • violenza (f) şiddet, zor.
  • viottola (f) patika.
  • viottolo (m) patika.
  • vipera (f) engerek yılanı.
  • virare (t) döndürmek.
  • virgola (f) virgül.
  • virgoletta (f) tırnak (işareti).
  • virtù (f) erdem.
  • virtuoso (ag) erdemli.
  • virulento (ag) zehirli.
  • virus (m) virüs.
  • viscere (m) içorgan.
  • viscido (ag) (sıvı için) ağdalı, az akışkan.
  • visibile (ag) görülebilir.
  • visibilità (f) görülebilirlik.
  • visionario (ag) hayalci.
  • visione (f) görme, görüş.
  • visitare (t) gezmek, dolaşmak, ziyaret etmek.
  • viso (m) yüz.
  • visone (m) vizon.
  • vispo (ag) çevik.
  • vista (f) görüş.
  • vistare (t) vize vermek.
  • vistosamente (av) göz alıcı bir biçimde.
  • vistoso (ag) göz alıcı.
  • visualizzabile (ag) hayalde canlandırılabilir.
  • visualizzare (t) hayalinde canlandırmak.
  • visualizzazione (f) hayalde canlandırma.
  • vita (f) yaşam.
  • vitale (ag) yaşamsal.
  • vitalità (f) yaşamsallık.
  • vitamina (f) vitamin.
  • vittima (f) kurban.
  • vitto (m) yiyecek.
  • vittoria (f) utku, zafer; başarı.
  • vittorioso (ag) başarılı; zafer kazanmış.
  • viuzza (f) düz yol.
  • vivace (ag) canlı, çevik.
  • vivacità (f) canlılık, çeviklik.
  • vivere (i) yaşamak.
  • viviparo (ag) (zoo.) doğurarak üreyen.
  • vivo (ag) canlı, sağ.
  • vizioso (ag) bozulmuş, kusurlu.
  • vocabolario (m) sözlük.
  • vocabolo (m) sözcük.
  • vocale (f) (ling.) sesli harf.
  • voce (f) ses.
  • voglia (f) istek.
  • voi (pr) siz.
  • volare (i) uçmak.
  • volere (t) istemek.
  • volgare (ag) kaba, bayağı.
  • volgarità (f) kabalık, bayağılık.
  • volgere (ti) dönmek; döndürmek; çevirmek.
  • volgo (m) halk, avam.
  • volitivo (ag) buyurucu, otoriter.
  • volo (m) uçuş, uçma.
  • volonta (f) istek.
  • volontario (ag) gönüllü.
  • volpe (f) tilki.
  • volt (m) volt.
  • volta (f) kez.
  • voltaggio (m) gerilim.
  • voltare (ti) çevirmek, döndürmek; birinin düşüncesini değiştirmek; dönmek.
  • volto (m) yüz.
  • volubile (ag) çabuk değişebilir.
  • volubilità (f) çabuk değişebilirlik.
  • volume (m) hacim, oylum; miktar; cilt.
  • voluttà (f) zevk, keyif.
  • vongola (f) midye.
  • vorace (ag) obur.
  • voracità (f) oburluk.
  • voragine (f) uçurum; girdap.
  • voraginoso (ag) uçurumlu; girdaplı.
  • vostro (ag) sizin.
  • votazione (f) oylama.
  • votivo (ag) gönülden yapılan.
  • voto (m) oy; not.
  • vulcanico (ag) volkanik.
  • vulcano (m) yanardağ.
  • vulnerabile (ag) yaralanabilir.

İtalyanca Türkçe Sözlük U Harfi

U Harfi

  • ubbriaco (ag) esrik, sarhoş.
  • ubriaco (ag) esrik, sarhoş.
  • uccello (m) kuş.
  • uccidere (t) öldürmek.
  • uccisione (f) öldürme.
  • udire (t) duymak, işitmek (düzensizdir, odire olarak çekilir).
  • udito (m) duyuş, duyma.
  • ufficio (m) büro, ofis.
  • ugello (m) (mecc.) meme.
  • uguaglianza (f) eşitlik.
  • uguale (ag) eşit, denk.
  • uliva (f) zeytin.
  • ultimo (ag) son, sonuncu.
  • ultravioletto (m) morötesi ışık; ag morötesi.
  • umido (ag) ıslak, yaş.
  • umore (m) mizah; ruh hali.
  • una (f) bir.
  • unanimamente (av) oybirliğiyle.
  • undici (m) on bir.
  • ungere (t) yağlamak.
  • unghia (f) tırnak.
  • unità (f) birim; birlik.
  • universo (m) evren.
  • uno (m) bir.
  • untuoso (ag) yağlı.
  • uomo (m) adam, erkek.
  • uovo (m) yumurta (pl. uove, f).
  • uragano (m) kasırga.
  • uranio (m) (chim.) uranyum.
  • Urano (m) (astr.) Uranüs.
  • urgente (ag) ivedi, acil.
  • urgenza (f) ivedilik, acillik.
  • urlare (i) bağırmak, çığlık atmak.
  • urlo (m) çığlık.
  • URSS (f) SSCB (Unione delle Repubbliche Socialiste Sovietiche).
  • urtare (t) çarpmak, vurmak; i çarpmak.
  • urtarsi (r) çarpışmak.
  • urto (m) vurma, vuruş.
  • usanza (f) alışkanlık.
  • usare (t) kullanmak; alışkan olmak, alışkanlık sahibi olmak.
  • uscio (m) kapı.
  • uscire (i) çıkmak (düzensizdir).
  • uscita (f) çıkış.
  • uso (m) kullanım, kullanış, kullanılış.
  • ustorio (ag) yakan.
  • usura (f) yıpranma.
  • usurare (t) yıpratmak.
  • usurarsi (r) yıpranmak.
  • utile (m) yarar, fayda; ag yararlı.
  • uva (f) üzüm.

İtalyanca Türkçe Sözlük T Harfi

T Harfi

  • tabacco (m) tütün.
  • tacchino (m) hindi.
  • tacere (i) susmak.
  • taciturno (ag) ketum, ağzı sıkı, az konuşan.
  • taglia (f) (giysi için) boy (scarpe di taglia 43).
  • tagliare (t) kesmek.
  • taglio (m) kesme, kesiş; keskin kenar.
  • talco (m) talk; talk pudrası.
  • tale (ag) öyle, böyle, benzer, gibi.
  • tallone (m) topuk.
  • taluno (ag) bazı.
  • talvolta (av) bazen.
  • Tamigi (m) Thames ırmağı.
  • tangenza (f) değme, dokunma.
  • tappa (f) mola yeri; önemli an.
  • tappeto (m) halı; örtü.
  • taratura (f) ayarlama, kalibre etme.
  • tarchiato (ag) gürbüz.
  • tardi (av) geç.
  • targa (f) plaka.
  • tariffa (f) tarife.
  • tartaruga (f) kaplumbağa.
  • tasca (f) cep.
  • tassa (f) vergi.
  • tasso (m) oran.
  • tastare (t) dokunmak.
  • tatto (m) dokunma duyusu.
  • tavola (f) sofra.
  • tavolo (m) masa.
  • tazza (f) fincan, bardak.
  • te (pn) seni.
  •  (m) çay.
  • teatro (m) tiyatro.
  • tedesco (ag) Alman; m Almanca.
  • tegola (f) kiremit.
  • teiera (f) çaydanlık.
  • telefonare (t) telefon etmek.
  • telefono (m) telefon.
  • telegramma (m) telgraf.
  • telescopio (m) teleskop.
  • tema (m) izlek, tema.
  • temerario (ag) saygısız, küstah.
  • temere (t) korkmak.
  • temperino (m) çakı.
  • tempo (m) zaman; hava durumu.
  • temporale (m) fırtına; ag geçici, kısa süreli.
  • tenace (ag) dayanıklı; sert.
  • tendenza (f) eğilim.
  • tendere (t) germek.
  • tenente (m) (mil.) teğmen.
  • tenere (t) (düzensizdir) tutmak.
  • tenero (ag) yumuşak.
  • tenore (m) davranış; oran; tenor.
  • tentare (t) denemek, teşebbüs etmek; yoklamak, ellemek.
  • tentativo (m) deneme.
  • tenue (ag) ince, zayıf.
  • teorema (m) teorem.
  • teoria (f) kuram, teori.
  • terapia (f) sağaltım, tedavi, terapi.
  • tergere (t) silmek.
  • terra (f) toprak.
  • Terra (f) (astr.) Dünya.
  • terra ferma (f) anakara, kıta.
  • terremoto (m) deprem.
  • terzo (ag) üçüncü.
  • teschio (m) kafatası.
  • tesi (f) tez.
  • tesoreria (f) hazine; devlet hazinesi.
  • tesoro (m) hazine; in hayatım, canım.
  • tessere (t) dokumak.
  • tessuto (m) doku.
  • testa (f) baş, kafa.
  • testimone (f) tanık.
  • testimonianza (f) tanıklık.
  • testina (f) teyp kafası, video oynatıcı kafası.
  • testo (m) metin.
  • testuggine (f) kaplumbağa.
  • tetano (m) (med.) tetanos, kazıklı humma.
  • tetto (m) dam.
  • the (m) çay.
  • ti (pn) seni, sana.
  • tifo (m) tifo; fanatik taraftarlık.
  • tiglio (m) ıhlamur ağacı.
  • tigrato (ag) (kedi için) tekir; kaplan gibi çizgili.
  • tigre (f) kaplan.
  • timido (ag) utangaç, sıkılgan.
  • tingere (t) boyamak.
  • tinta (f) boya.
  • tintura (f) boyama; boya.
  • tirare (t) çekmek.
  • toccare (t) dokunmak.
  • togliere (t) kaldırmak, atmak; alıp götürmek (togliersi di mezzo: ortadan kaybolmak, uzaklaşmak).
  • tomba (f) mezar, sin, kabir.
  • tonfo (m) yere ya da suya düşme sesi.
  • tonnellata (f) ton.
  • torace (m) göğüs, göğüs kafesi.
  • torcere (t) burmak.
  • torma (f) birlik; sürü.
  • tornare (i) dönmek.
  • torre (f) kule.
  • torrente (m) akıntı.
  • torso (m) göğüs; beden.
  • torta (f) pasta.
  • torto (m) haksızlık.
  • torvo (ag) sert, katı (sguardo torvo: sert bakış).
  • tosse (f) öksürük.
  • tossire (i) öksürmek (isc+-).
  • tovaglia (f) masa örtüsü.
  • tovagliolo (m) peçete.
  • tozzo (ag) kısa, bodur.
  • tra (pr) arasında, sonra.
  • traboccare (i) taşmak.
  • trabocco (m) taşma.
  • traccia (f) iz.
  • tradire (t) aldatmak, ihanet etmek (isc+).
  • tradurre (t) çevirmek.
  • traduzione (f) çeviri.
  • traiettoria (f) yol.
  • tramandare (t) (alışkanlık, inanç vb.) geçirmek, iletmek.
  • tramite (m) yol; kanal.
  • tranne (pr) hariç, -den başka.
  • trapano (m) matkap.
  • trapianto (m) bitkinin yerini değiştirme; (med.) organ nakli.
  • trappola (f) tuzak.
  • trarre (t) (düzensizdir) çıkarmak.
  • trascinare (t) sürüklemek.
  • trascorrere (ti) zaman geçmek; zaman harcamak.
  • trascorso (ag) geçmiş.
  • trascurabile (ag) gözardı edilebilir, az miktarda.
  • trasparente (ag) saydam.
  • trasparenza (f) saydamlık.
  • traspirazione (f) terleme.
  • trattare (ti) kullanmak; işlemek.
  • trattenere (t) tutmak, bırakmamak (tenere gibi çekilir).
  • tratto (m) bölge.
  • travestire (i) kılık değiştirmek (isc+-).
  • tre (m) üç.
  • tredici (m) on üç.
  • tregua (f) ateşkes.
  • tremare (i) titremek.
  • tremoglio (m) titreme, sarsıntı.
  • treno (m) tren.
  • trio (m) üçlü.
  • triste (ag) üzgün.
  • triturare (t) (keserek) parçalamak.
  • trofeo (m) ganimet.
  • tronco (m) gövde (ağaç için).
  • tropico (m) (geog.) dönence (tropico del Cancro: yengeç dönencesi; tropico del Capricorno: oğlak dönencesi).
  • troppo (ag) çok, aşırı.
  • trovare (t) bulmak.
  • tu (pn) sen.
  • tubercolosi (f) verem, tüberküloz.
  • Tubinga (f) Tübingen.
  • tuffare (t) (suya) dalmak.
  • tuffarsi (r) (suya) atlamak.
  • tuffatore (m) dalgıç.
  • tumultuoso (ag) gürültülü.
  • tuo (ag) senin.
  • tuorlo (m) yumurtanın sarısı.
  • turbare (t) üzmek, rahatsız etmek.
  • Turchia (f) Türkiye.
  • turco (ag) Türk; m Türkçe.
  • turista (mf) turist.
  • tuttavia (av) bununla birlikte.
  • tutto (ag) herşey.

İtalyanca Türkçe Sözlük S Harfi

S Harfi

  • sabato (m) cumartesi.
  • saccarosio (m) (chim.) sakaroz, pancar ve şeker kamışından elde edilen şeker.
  • sacro (ag) kutsal.
  • saggezza (f) akıllılık.
  • saggio (m) analiz.
  • sala (f) büyük oda, salon.
  • salario (m) ücret.
  • salato (ag) tuzlu.
  • saldare (t) kaynatmak, kaynakla birleştirmek.
  • saldatore (m) kaynakçı.
  • saldatura (f) kaynak.
  • sale (m) tuz (sale da cucina: sofra tuzu, sodyum klorür).
  • salgemma (m) (pl. salgemma) kayatuzu.
  • salice (m) söğüt.
  • salire (t) binmek, çıkmak (düzensizdir)(isc-).
  • salma (f) vücut; ceset.
  • salmastro (ag) tuzlu (acque salmastre: az tuzlu su, deniz suyundan daha az tuzlu göl suyu).
  • Salonicco (f) Selanik.
  • salpare (i) demir almak.
  • salsiccia (f) domuz salamı.
  • salsicciotto (m) bir çeşit domuz salamı.
  • saltare (i) sıçramak, zıplamak, hoplamak.
  • saltellare (i) sekerek dolaşmak.
  • salubre (ag) sağlıklı.
  • salutare (t) selamlamak.
  • salute (f) sağlık.
  • salvare (t) kurtarmak.
  • salvarsi (r) kurtulmak.
  • salve (in) selam.
  • sancire (t) yaptırım uygulamak (isc+).
  • sangue (m) kan.
  • sanità (f) sağlık.
  • sano (ag) sağlam, sağlıklı, hastalıksız.
  • San Pietroburgo (f) Sen Petersburg.
  • santo (ag) kutsal, aziz.
  • sanzionare (t) yaptırım uygulamak.
  • sapere (t) bilmek (düzensizdir).
  • sapone (m) sabun.
  • sappiente (m) bilgin.
  • sarto (m) terzi.
  • sasso (m) taş.
  • satisfare (t) sağlamak; memnun etmek.
  • Saturno (m) (astr.) Satürn.
  • sazio (ag) tok.
  • sbagliare (t) yanlış yapmak; yanılmak.
  • sbagliarsi (r) yanlış yapmak; yanılmak.
  • sbagliato (ag) yanlış.
  • sbaglio (m) yanlış.
  • sbalordire (t) şaşırtmak (isc+).
  • sbandare (t) (ordu, kalabalık vb) dağıtmak; i dağılmak; yan yatmak, devrilmek.
  • sbarco (m) (mil.) çıkarma.
  • sbarrare (t) engellemek, durdurmak.
  • sbriciolare (t) (yiyecek vb) ufalamak.
  • sbrigarsi (r) acele etmek.
  • scacchiera (f) satranç tahtası.
  • scacco (m) (her zaman çoğul olarak) satranç oyunu (giocare a scacchi: satranç oynamak).
  • scadenza (f) süre, mühlet (data di scadenza: son kullanma tarihi).
  • scadere (i) süresi geçmek, süresi dolmak.
  • scafo (m) geminin teknesi, suyun üzerinde kalmasını sağlayan bölümü.
  • scala (f) merdiven; ölçek.
  • scaldare (t) ısıtmak.
  • scaldarsi (r) ısınmak.
  • scalfire (t) (yüzeyini) çizmek, üzerine çizik atmak (isc+).
  • scalfito (ag) çizilmiş, çizik, çizikli.
  • scalo (m) iskele.
  • scalpare (m) gürültü.
  • scambiare (t) birisiyle karıştırmak (quella donna mi ha scambiato per mio fratello: bayan beni kardeşimle karıştırdı).
  • scandagliare (t) bir su kütlesinin derinliğini ölçmek; anlamaya çalışmak.
  • scandalo (m) skandal, rezalet.
  • scapolo (ag) evlenmemiş (erkek), bekar.
  • scaramuccia (f) çatışma, kısa savaş; tartışma.
  • scarmigliato (ag) dağınık, karışık.
  • scarso (ag) seyrek.
  • scassinare (t) (kapı vb) kırarak açmak.
  • scatenare (t) zincirden kurtarmak, boşandırmak.
  • scatola (f) kutu.
  • scaturire (i) (su) kaynamak, yüzeye çıkmak; türemek, ortaya çıkmak (isc+).
  • scavare (t) kazmak.
  • scavo (m) kazı.
  • scegliere (t) seçmek.
  • scemare (ti) azaltmak; azalmak.
  • scendere (ti) azalmak, inmek; azaltmak.
  • sceneggiatura (f) senaryo.
  • scenziato (m) bilimadamı.
  • scernere (t) sezmek.
  • scheggia (f) kırık, parça.
  • scheletro (m) iskelet.
  • schermo (m) ekran.
  • scherzo (m) şaka.
  • schiacciare (t) düzleştirmek.
  • schiantare (m) kırmak, parçalamak.
  • schiave (m) köle.
  • schiavitù (f) kölelik.
  • schiena (f) sırt, omuz.
  • schierare (t) dizmek, sıralamak.
  • schierarsi (r) dizilmek, sıralanmak (schierarsi in ordine di combattimento: savaş düzenine girmek).
  • schifo (m) mide bulantısı.
  • schivo (ag) çekingen.
  • schizofrenia (f) şizofreni.
  • sciabola (f) (ucu kıvrık) kılıç.
  • sciacallo (m) çakal.
  • scialbo (ag) soluk, solmuş (sin. pallido).
  • sciatto (ag) savsak, özensiz.
  • scienza (f) bilim.
  • scimmia (f) maymun.
  • scimpanzé (m) şempanze.
  • scindere (t) ayırmak.
  • scintilla (f) kıvılcım.
  • sciogliere (t) çözmek; serbest bırakmak; (şirket vb) kapatmak.
  • scioperare (i) grev yapmak.
  • sciopero (m) grev.
  • scissione (f) ayrılma; ayırma.
  • sciupare (t) bozmak; ziyan etmek, boşuna harcamak.
  • scodinzolamento (m) kuyruk sallama.
  • scodinzolare (i) kuyruk sallamak.
  • scogliera (f) uçurum; resif.
  • scolaro (m) öğrenci.
  • scolopendra (f) (zoo.) kırkayak.
  • scommessa (f) bahis.
  • scomparsi (r) ortadan kaybolmak.
  • scomporre (t) (porre gibi çekilir) parçalarına ayırmak.
  • scomunicare (t) aforoz etmek.
  • sconfiggere (t) yenmek; üstesinden gelmek.
  • sconfitta (f) yenilgi (ant. vittoria).
  • sconosciuto (ag) bilinmeyen.
  • scontrare (t) karşılaşmak.
  • scontrarsi (r) çarpışmak.
  • scontro (m) anlaşmazlık.
  • sconvolgente (ag) büyük etkisi olan.
  • scopa (f) süpürge.
  • scopo (m) amaç.
  • scorbuto (m) (med.) iskorbüt.
  • scorciare (t) kısaltmak.
  • scorrere (i) akmak.
  • scorrezione (f) yanlışlık, hata.
  • scorta (f) eskort; erzak.
  • scossa (f) sarsıntı, sallantı (scossa elettrica: elektrik çarpması).
  • scostare (t) uzaklaştırmak.
  • Scozia (f) İskoçya.
  • Scozzese (ag) İskoç.
  • scrittore (m) yazar.
  • scrittrice (f) yazar.
  • scrittura (f) yazı.
  • scrivere (t) yazmak.
  • scrollare (t) sallamak, silkmek.
  • scrutare (t) taramak, aramak.
  • scuoiare (t) (derisini) yüzmek.
  • scuola (f) okul.
  • scuotere (t) sallamak.
  • scusa (f) özür, bahane.
  • sdraiarsi (r) uzanmak.
  • se (co) -se, ise.
  •  (pn) kendisi, kendini.
  • sebbene (co) karşın, rağmen.
  • secernere (t) (bio.) salgılamak.
  • secolo (m) yüzyıl.
  • secondo (ag) ikinci.
  • secondo (m) saniye.
  • secondo (pn) (-ye) göre.
  • sedere (i) oturmak.
  • sedere (m) kıç.
  • sedia (f) sandalye.
  • sedicesimo (ag) on altıncı.
  • sedici (m) on altı.
  • sedile (m) (otomobil vb’de) koltuk.
  • sega (f) testere.
  • segretezza (f) gizlilik.
  • segreto (m) giz, sır.
  • seguace (ag) yandaş, savunucu.
  • seguente (ag) aşağıdaki, bundan sonraki, izleyen.
  • seguire (t) izlemek (isc-).
  • sei (m) altı.
  • selvatico (ag) yabanıl, yabani.
  • sembianza (f) benzerlik; görünüş.
  • sembrare (t) gibi görünmek.
  • semplice (ag) yalın, basit.
  • semplificare (t) yalınlaştırmak, basitleştirmek.
  • sempre (av) hep; her zaman.
  • senno (m) sağduyu.
  • seno (m) gögüs; körfez; (mat.) sinüs.
  • sensato (ag) öngörülü, ihtiyatlı.
  • sentimento (m) duygu.
  • sentire (t) duymak (isc-).
  • sentirsi (r) kendini hissetmek (isc-).
  • senza (pr) olmadan; -siz.
  • separare (t) ayırmak.
  • seppellire (t) gömmek (isc+).
  • seppure (co) öyle de olsa.
  • sequenza (f) sıra, sıralama.
  • sequestrare (t) el koymak.
  • sera (f) akşam.
  • serietà (f) ciddiyet.
  • serio (ag) ciddi.
  • serpeggiare (i) kıvrılarak ilerlemek.
  • serpente (m) yılan.
  • serratura (f) kilit.
  • servire (a) (t) (-ye) yaramak, gerekli olmak; hizmet etmek (isc-).
  • sessanta (m) altmış.
  • seta (f) ipek.
  • setarciare (t) büyük taneleri küçüklerinden ayırmak, elemek.
  • sete (f) susuzluk, susama (aver sete: susamak).
  • settanta (m) yetmiş.
  • sette (m) yedi.
  • settembre (m) eylül.
  • settentrionale (ag) kuzey, kuzeyle ilgili.
  • settimana (f) hafta.
  • settimanale (ag) haftalık.
  • sfida (f) meydan okumak.
  • sfidare (t) meydan okumak.
  • sfoderare (t) kınından çıkarmak (kılıç vb.).
  • sforzo (m) çaba, gayret.
  • sfuggire (ti) kurtulmak, savuşturmak; unutmak (sfuggire di mano: kontrolden çıkmak) (isc-).
  • sgabello (m) tabure, oturak.
  • sgelare (v.) disgelare
  • sgombro (ag) boş.
  • sgomento (m) korku.
  • sgridare (t) azarlamak, kızmak.
  • sguardo (m) bakış, bakma.
  • si (pn) kendini.
  •  (av) evet, olur.
  • sicciatà (f) kuraklık.
  • siccome (co) olduğu için.
  • sicurezza (f) güvenlik.
  • sicuro (ag) güvenilir, kesin.
  • siepe (f) çit.
  • siero (m) (med.) serum.
  • sifilide (f) frengi.
  • sigaretta (f) sigara.
  • sigla (f) kısaltma.
  • significare (t) anlamına gelmek.
  • significato (m) anlam.
  • signora (f) (evli) bayan.
  • signore (m) bay.
  • signorina (f) (bekar) bayan.
  • silicio (m) (chim.) silisyum, Si.
  • simboleggiare (t) sembolize etmek.
  • simbolo (m) sembol.
  • similarità (f) benzerlik.
  • simile (ag) benzer.
  • similitudine (f) benzerlik.
  • simultaneamente (av) eşzamanlı olarak.
  • sincero (ag) içten.
  • sinonimo (m) eşanlamlı sözcük.
  • sintesi (f) sentez.
  • Siria (f) Suriye.
  • siriano (ag) Suriyeli.
  • sisma (m) deprem (sin. terramoto).
  • sismico (ag) depremle ilgili.
  • sismografo (m) depremyazar, sismograf.
  • sismologia (f) deprembilim, sismoloji.
  • sismologo (m) deprembilimci, sismolog.
  • sistema (m) dizge, sistem.
  • situazione (f) durum.
  • Siviglia (f) (geog.) Sevil.
  • slacciare (t) sökmek.
  • slanciare (t) fırlatmak.
  • slancio (m) fırlama, sıçrama.
  • smettere (di) (t) kesmek, durdurmak.
  • snello (ag) ince, zayıf.
  • sobbarcarsi (r) üstlenmek.
  • sobrio (ag) ılımlı, ölçülü.
  • socchiudere (t) yarı kapatamak (chiudere gibi çekilir.
  • soccorrersi (r) yardımlaşmak.
  • socio (m) ortak.
  • soddisfare (t) hoşnut etmek; tatmin etmek.
  • sofferenza (f) acı, ağrı.
  • soffermarsi (r) duraklamak.
  • soffiare (i) üflemek; esmek; t fısıldamak.
  • soffitta (f) tavanarası.
  • soffitto (m) tavan.
  • sofisticato (ag) sofistike.
  • soggiogare (t) egemenliğine almak.
  • soglia (f) eşik.
  • sognare (i) rüya görmek.
  • sogno (m) rüya; hayal.
  • solamente (av) yalnızca.
  • solcare (t) (tarla vb.) sürmek; (deniz, göl vb.) geçmek; üzerinde iz bırakmak (un fulmine solcò il cielo).
  • solco (m) çukur.
  • soldato (m) er, asker.
  • soldo (m) para.
  • sole (m) güneş.
  • solenne (ag) ağırbaşlı; (tören için) görkemli.
  • solere (i) alışkanlığı olmak.
  • solidarietà (f) dayanışma.
  • solidificare (t) katılaştırmak.
  • solidificazione (f) katılaşma, donma.
  • solido (ag) katı.
  • solito (ag) alışılmış, alışıldık (di solito: genelde, genellikle).
  • sollevare (t) yülseltmek, kaldırmak.
  • sollievo (m) ferahlama.
  • solo (ag) yalnız.
  • solstizio (m) (geog.) gündönümü, güntün eşitliği.
  • soltanto (av) yalnızca.
  • solvere (t) çözmek.
  • somiglianza (f) benzerlik.
  • somigliare (ti) benzemek.
  • sommergibile (m) denizaltı.
  • somministrare (t) tedarik etmek.
  • sommità (f) zirve.
  • sondaggio (m) sondaj; anket.
  • sonnecchiare (i) uyuklamak.
  • sonnifero (ag) uyku getiren; m uyku ilacı.
  • sonno (m) uyku.
  • sopire (t) yatıştırmak; uyuşturmak (isc+).
  • sopprimere (t) kaldırmak, son vermek.
  • sopra (av) yukarı, yukarıda, yukarıya.
  • sopraggiungere (i) birdenbire gelmek.
  • soprannaturale (ag) doğaüstü.
  • soprastare (i) üstte durmak.
  • soprattutto (av) özellikle.
  • sordità (f) sağırlık.
  • sordo (m) sağır.
  • sorella (f) kızkardeş.
  • sorgere (i) yükselmek, ortaya çıkmak.
  • sorprendente (ag) hayret verici.
  • sorridere (i) gülümsemek.
  • sorriso (m) gülümseme.
  • sorta (f) tür, çeşit.
  • sorte (f) alınyazısı.
  • sorteggiare (t) çekiliş yapmak, çekilişle seçmek (si sorteggiavano premi tra gli spettatori: çekilşle izleyicilere hediye dağıtıyorlardı).
  • sortire (i) çıkmak (isc-).
  • sorto (ag) yükselmiş.
  • sorvegliare (t) gözetim altında tutmak.
  • sospetto (ag) kuşkulanılan.
  • sostantivo (m) ad, isim.
  • sostanza (f) madde.
  • sostenere (t) savunmak, desteklemek.
  • sotterrare (t) gömmek.
  • sottile (ag) ince.
  • sottintendere (t) ima etmek.
  • sotto (pr) altında, altta.
  • sottocapo (m) başkan yardımcısı.
  • sottoposto (ag) etkisi altında.
  • sottostante (ag) aşağıdaki, ilerideki.
  • sottrarre (t) (trarre gibi çekilir) kaldırmak, ortadan kaldırmak; (mat.) çıkarmak.
  • sottrazione (f) çıkarma; ortadan kaldırma.
  • sovversivo (ag) altüst edici.
  • sovvertire (t) altüst etmek (isc-).
  • spaccare (t) parçalamak.
  • spacciare (t) (büyük miktarda) satmak; acele ile yapmak; piyasaya sürmek.
  • spada (f) kılıç.
  • spadaccino (m) kılıççı, kılıç kullanan.
  • Spagna (f) İspanya.
  • spagnolo (ag) İspanyol; İspanyolca.
  • spago (m) ip, sicim.
  • spalancare (t) ardına kadar açmak, iyice açmak.
  • spalla (f) omuz.
  • spalmare (t) (tereyağı vb) sürmek.
  • spandere (t) yaymak.
  • spargere (t) dağıtmak.
  • sparire (i) yokolmak (isc+).
  • sparpagliare (t) dağıtmak, saçmak.
  • spartire (t) bölmek (isc+-).
  • spasimante (mf) hayran.
  • spaventare (t) korkutmak.
  • spaventarsi (r) korkmak.
  • spazzare (t) süpürmek.
  • spazzatura (f) çöp.
  • spazzino (m) sokak temizleyicisi, çöpçü.
  • specchio (m) ayna.
  • speciale (ag) özel.
  • specialità (f) özellik.
  • spedire (t) göndermek (isc+).
  • speditamente (av) çabukça, hızlı.
  • spegnere (t) söndürmek.
  • spendere (t) harcamak.
  • spennare (t) tüylerini yolmak; aşırı pahalıya satmak, anasının nikahını istemek.
  • speranza (f) umut.
  • sperare (di) (ti) (-meyi) ummak.
  • sperimentazione (f) deney, deneme.
  • spesa (f) masraf, harcama.
  • spesso (av) sık sık.
  • spettacolo (m) gösteri, film.
  • spezie (le) (f) baharat
  • spezzare (t) kırmak, parçalamak.
  • spia (f) casus.
  • spiacere (i) üzgün olmak, hoşa gitmemek.
  • spiaggia (f) plaj.
  • spianare (t) düzleştirmek, düzeltmek.
  • spiegare (t) açıklamak.
  • spigolo (m) (geom.) kenar.
  • spina (f) diken, kılçık (spina dorsale: omurga).
  • spingere (t) itmek.
  • spinto (ag) itilmiş.
  • spione (m) casus (sin. spia).
  • spira (f) sarım.
  • spirale (f) spiral.
  • spirare (i) esmek (sin. soffiare); çıkmak, yayılmak (koku vb. için).
  • spirito (m) ruh.
  • splendore (m) parlaklık.
  • spodestare (t) ortadan kaldırmak.
  • spogliarsi (r) soyunmak.
  • sponda (f) kıyı.
  • sporco (ag) pis, kirli.
  • spostamento (m) yer değiştirme.
  • spostare (t) yerinden kaldırmak.
  • sprigionare (t) hapisten çıkarmak.
  • sprigionarsi (r) hapisten çıkmak.
  • sprofondare (t) dibe yollamak, dibe göndermek; i dibe batmak.
  • spugna (f) sünger.
  • spugnoso (ag) süngersi.
  • sputare (t) tükürmek (sputare sangue: aşırı çaba harcamak).
  • squadra (f) takım.
  • squadrato (ag) kare biçimli.
  • squalo (m) köpekbalığı.
  • squama (f) (balık, sürüngen için) pul.
  • squilibrio (m) dengesizlik.
  • squillare (i) çalmak, çınlamak.
  • staccare (t) ayırmak.
  • stadio (m) stadyum; evre, safha.
  • stagione (f) mevsim.
  • stagno (m) kalay.
  • stalla (f) ahır.
  • stamani (av) bu sabah.
  • stanco (ag) yorgun.
  • stanotte (av) bu gece.
  • stanza (f) oda.
  • stare (i) kalmak, oturmak, bulunmak.
  • stare …ando (i) -mekte olmak.
  • stare per (i) -mek üzere olmak.
  • stasera (av) bu akşam.
  • stasi (f) durgunluk.
  • Stati Uniti d’America (m) (pl.) Amerika Birleşik Devletleri.
  • stato (m) durum; devlet.
  • stazionario (ag) durağan.
  • stazione (f) durak, istasyon.
  • stella (f) yıldız.
  • stendere (t) uzatmak, açmak.
  • stendersi (r) gerinmek.
  • stento (m) ihtiyaç; zorluk.
  • sterminare (t) soyunu tüketmek, yoketmek.
  • stesso (pr) kendi; aynı.
  • stima (f) değer biçme, tahmin.
  • stimare (t) değer biçmek.
  • stipendio (m) aylık ücret, maaş.
  • Stoccolma (f) Stokholm.
  • stoffa (f) bez, kumaş.
  • stomaco (m) mide.
  • stordire (t) bayıltmak (isc+).
  • stordirsi (r) bayılmak (isc+).
  • stordito (ag) baygın.
  • storia (f) geçmiş, tarih.
  • storico (ag) tarihçi; tarihsel.
  • storta (f) (chim.) damıtma işlemi için kullanılan bir tür şişe.
  • strabico (ag) şaşı.
  • strada (f) yol.
  • strage (f) katliam.
  • strano (ag) tuhaf, acayip.
  • straordinario (ag) olağanüstü.
  • strappare (t) koparmak.
  • straripamento (m) (ırmak vb. için) taşma.
  • straripare (i) (ırmak vb. için kullanılır) taşmak.
  • strato (m) katman.
  • stravagante (ag) acayip, garip.
  • stravaganza (f) acayiplik, gariplik.
  • stravolgere (t) bükmek; üzmek (volgere gibi çekilir).
  • strega (f) cadı.
  • stregoneria (f) cadılık.
  • stregua (f) ölçü.
  • stretto (ag) dar (parente stretto: yakın akraba).
  • stridere (i) gıcırdamak.
  • stridulo () (ses için) keskin.
  • stringere (t) bastırmak.
  • strisciare (i) sürünmek; emeklemek.
  • struggere (t) yok etmek.
  • strumento (m) alet, gereç, enstrüman.
  • struttura (f) yapı.
  • struzzo (m) devekuşu.
  • studiare (ti) ders çalışmak, okumak, incelemek; öğrenim yapmak.
  • studio (m) ders çalışma, inceleme, öğrenim; çalışma odası.
  • studioso (m) bilimadamı; ag çalışan; ag çalışkan.
  • stupefacente (ag) hayret verici, şaşırtıcı; m uyuşturucu (madde).
  • stupido (ag) salak, ahmak, aptal.
  • stupire (ti) hayret vermek, hayran bırakmak; hayret etmek, hayran olmak (isc+).
  • stupro (m) (cinsel) tecavüz.
  • su (av) yukarı, yukarıya, yukarıda, üstte.
  • SUA () ABD (Stati Uniti d’America).
  • subbuglio (m) kargaşa.
  • subdolo (ag) sinsi, hileli.
  • subentrare (i) birinin yerine geçmek.
  • subito (av) hemen, beklemeksizin.
  • succedere (i) olmak, başa gelmek.
  • succeso (m) başarı.
  • succhiare (t) emmek.
  • succo (m) meyve suyu; özsu (succo gastrico: mide salgısı).
  • sud (m) güney.
  • sudare (i) terlemek.
  • suddito (m) tebaa.
  • sudicio (ag) kirli.
  • sudore (m) ter.
  • sufficiente (ag) yeterli.
  • suffragare (t) desteklemek.
  • suggerire (t) önermek, teklif etmek (isc+).
  • suggestivo (ag) şaşırtıcı; ürkütücü.
  • suicidarsi (r) intihar etmek.
  • suicidio (m) intihar, kendini öldürme.
  • sunto (m) özet.
  • suo (ag) onun.
  • Suo (ag) (nezaket) sizin.
  • suocera (f) kaynana.
  • suocero (m) kaynata.
  • suolo (m) toprak.
  • suonare (ti) çalmak (zil, kapı); çalgı çalmak.
  • suono (m) ses.
  • superficie (m) yüzey, yüzölçümü.
  • superstizione (f) batıl inanç.
  • suppergiù (av) aşağı yukarı, yaklaşık.
  • supporre (t) varsaymak; tahmin etmek.
  • supposizione (f) varsayım.
  • suscettibile (ag) değişebilir; alıngan.
  • suscitare (t) oluşturmak, doğurmak, uyandırmak.
  • susseguirsi (r) birbirini izlemek (isc+).
  • sussistere (i) varolmak.
  • sussurrare (t) fısıldamak.
  • svanire (i) kaybolmak, gözden yitmek (isc+).
  • svantaggio (m) dezavantaj.
  • svantaggioso (ag) dezavantajlı.
  • svedese (ag) İsveçli; m İsveççe.
  • svellere (t) kökünden koparmak.
  • svenire (i) bayılmak (venire gibi çekilir).
  • Svezia (f) İsveç.
  • sviare (ti) yoldan çıkarmak; yoldan çıkmak.
  • sviluppare (t) geliştirmek.
  • svilupparsi (r) gelişmek.
  • sviluppo (m) gelişme, gelişim, geliştirme.
  • svincolare (t) serbest bırakmak.
  • svincolo (m) otoyolları birbirine bağlayan yol ya da yollar sistemi.
  • Svizzera (f) İsviçre.
  • svizzero (m) İsviçreli.
  • svolgere (t) göstermek.
  • svotare (ti) boşaltmak; boşalmak.
  • svuotare (ti) boşaltmak; boşalmak.

İtalyanca Türkçe Sözlük R Harfi

R Harfi

  • rabbia (f) kızgınlık, sinir; (med.) kuduz.
  • raccogliere (t) toplanmak.
  • raccontare (t) anlatmak.
  • racconto (m) öykü.
  • raddrizzare (t) düzeltmek; (fis.) düz akıma çevirmek.
  • radere (t) traş etmek.
  • radiazione (f) (fis.) ışınım, radyasyon.
  • radio (m) radyo; (chim.) radyum.
  • radioattività (f) radyoaktiflik, radyoaktivite.
  • radioattivo (ag) radyoaktif.
  • rado (ag) seyrek, ender.
  • radunare (t) toplamak.
  • radunarsi (r) toplanmak.
  • rafforzamento (m) sağlamlaştırma, pekiştirme.
  • rafforzare (t) sağlamlaştırmak, pekiştirmek.
  • raffreddamento (m) soğuma.
  • raffreddare (t) soğutmak.
  • raffreddarsi (r) soğumak; soğuk almak.
  • raffreddore (m) soğuk algınlığı (prendere un raffreddore: soğuk almak).
  • ragazza (f) kız (çocuğu), genç.
  • ragazzo (m) oğlan, genç.
  • raggio (m) ışın.
  • raggiungere (t) ulaşmak (bir amaca vb).
  • ragione (f) hak; neden; hukuk.
  • ragno (m) örümcek.
  • rallegrare (t) neşelendirmek.
  • rallegrarsi (r) neşelenmek.
  • rallentare (ti) yavaşlamak; yavaşlatmak.
  • rallentatore (m) (film) yavaşlatma aygıtı.
  • rammaricarsi (r) pişman olmak.
  • rammarico (m) pişmanlık.
  • ramo (m) ırmak kolu; ağaç, bitki dalı.
  • randagio (ag) sokakta yaşayan (gatto randagio: sokak kedisi).
  • rango (m) sıra, dizi; rütbe.
  • rapido (ag) hızlı.
  • rapire (t) kaçırmak (isc+).
  • rappresaglia (f) misilleme.
  • raramente (av) seyrek olarak.
  • rarefare (t) seyrekleştirmek (fare gibi çekilir).
  • rassegnare (t) teslim etmek; bir şeyi istemeden kabul etmek.
  • rassomigliante (ag) benzer.
  • rassomiglianza (f) benzerlik.
  • ratifica (f) (giu) onay.
  • ratificare (t) (giu) onaylamak.
  • rauco (ag) (ses için) alçak.
  • razatura (f) traş.
  • razionale (ag) akılcı, akla ve mantığa uygun, rasyonel.
  • razionalismo (m) usçuluk, rasyonalizm.
  • razza (f) ırk; tür, çeşit.
  • razzo (m) füze, roket.
  • re (m) kral.
  • reale (ag) gerçek.
  • realtà (f) gerçek.
  • recare (t) götürmek, taşımak; üzerinde bulundurmak; neden olmak.
  • recarsi (r) gitmek.
  • recidere (t) kısa kesmek.
  • recintare (t) (bir alanı çit, duvar vb ile) çevirmek.
  • recitare (t) ezberden okumak.
  • redigere (t) taslağını yapmak.
  • redimere (i) sözünü yerine getirmek.
  • referendum (m) referandum.
  • regalo (m) armağan.
  • reggere (t) yönetmek.
  • reggiseno (m) sütyen.
  • regina (f) kraliçe.
  • regione (f) bölge.
  • regno (m) krallık.
  • Regno Unita (m) Birleşik Krallık.
  • regolo (m) cetvel.
  • relativo (a) (ag) (ile) ilgili, (-ye) ilişkin.
  • relazione (f) ilgi, ilişki; rapor.
  • religione (f) inanç, din.
  • religioso (ag) dinsel; din adamı.
  • remora (f) ikircik, tereddüt.
  • rendere (t) kılmak, etmek, yapmak; geri vermek (render conto: farkına varmak).
  • rene (m) böbrek.
  • reparto (m) (şirket vb’de) bölüm, departman.
  • repellere (t) defetmek; itmek.
  • repentaglio (m) büyük tehlike.
  • repentino (ag) beklenmedik, ani.
  • reperire (t) bulmak (isc+).
  • reperto (m) buluntu.
  • repubblica (f) cumhuriyet.
  • requisire (t) kamulaştırmak; (kamu yararı için) el koymak (isc+).
  • resa (f) teslimiyet; teslim olma.
  • rescindere (t) karar bozmak.
  • resistanza (f) direnç.
  • respingere (t) itmek.
  • restare (i) kalmak.
  • restrizione (f) sınırlama.
  • rete (f) ağ.
  • rettile (m) sürüngen.
  • retto (ag) doğru (linea retta: doğru çizgi;retta via: doğru yol).
  • rettore (m) rektör.
  • riassumere (t) özetlemek.
  • ribadire (t) perçinlemek; onaylamak.
  • ribellare (t) ayaklandırmak.
  • ribellarsi (r) ayaklanmak.
  • ribellione (f) ayaklanma, isyan.
  • ricavare (t) çıkarmak; elde etmek.
  • riccio (ag) kıvırcık.
  • ricciolo (m) kıvırcık, saçın kıvırcıkları.
  • ricco (ag) varsıl, zengin.
  • ricerca (f) araştırma.
  • ricevere (t) almak.
  • ricongigliare (t) uzlaştırmak.
  • ricordare (ti) andırmak, anımsatmak, anımsamak.
  • ricordarsi (di) (r) (-yi) anımsamak.
  • ridacchiare (i) muzırca gülmek.
  • ridere (i) gülmek.
  • ridevole (ag) gülünç.
  • ridurre (t) azaltmak.
  • riempire (t) doldurmak (isc-).
  • rientro (m) yeniden girme; vazgeçme, feragat.
  • rifituare (t) reddetmek.
  • rifituarsi (r) reddetmek.
  • rifiuto (m) red; atık, çöp.
  • riflettere (t) yansıtmak.
  • rifugiarsi (r) sığınmak.
  • riga (f) satır; çizgi; cetvel.
  • rigidità (f) sertlik.
  • rigido (ag) sert.
  • rigolio (m) (bitkiler için) aşırı büyüme.
  • riguardare (t) korumak.
  • rigurgitare (i) fışkırtmak; taşmak.
  • rima (f) uyak, kafiye.
  • rimanere (i) kalmak.
  • rimettere (t) yerine koymak; geri vermek (mettere gibi çekilir).
  • rimorchio (m) römork.
  • rimpiazzare (t) değiştirmek, birinin yerine bir başkasını koymak.
  • rinfocolare (t) ateşi yeniden yakmak, alevlendirmek.
  • ringhiare (i) mırlamak, hırlamak.
  • ringraziare (t) teşekkür etmek.
  • rinnegare (t) inkar etmek.
  • rinnovamento (m) yenilenme.
  • rinoceronte (m) gergedan.
  • rinunciare (i) vazgeçmek.
  • rinvenire (t) bulmak (venire gibi çekilir).
  • riparare (t) onarmak, tamir etmek.
  • riparazione (f) onarım, tamir.
  • ripido (ag) dik (yokuş vb. için).
  • riposare (t) durmak; dinlenmek; uyumak.
  • riposarsi (r) dinlenmek.
  • riquadro (m) (matbaacılıkta) çerçeve.
  • risata (f) gülüş, gülme, kahkaha.
  • rischiarare (t) aydınlatmak; daha açık renkli hale getirmek.
  • rischiare (t) tehlikeye atmak.
  • rischio (m) tehlike.
  • risciacquare (t) durulamak.
  • riscontrare (t) karşılaştırmak.
  • riscoprire (t) yeniden keşfetmek (isc-).
  • risma (f) top, kağıt destesi.
  • riso (m) pirinç; gülme, gülüş.
  • risolvere (t) çözmek.
  • risorsa (f) kaynak.
  • risotto (m) pilav.
  • rispedire (t) yeniden göndermek; geri göndermek (isc+).
  • rispetto (m) saygı (rispetto a: -ye göre).
  • risplendere (i) parlamak.
  • rispondere (t) karşılık vermek, yanıt vermek.
  • risposta (f) yanıt, karşılık, cevap.
  • rissa (f) kavga, dövüş.
  • rissare (i) kavga etmek.
  • ristetto (ag) sınırlı, kısıtlı, küçük.
  • risultato (m) sonuç.
  • ritardare (t) geciktirmek.
  • ritiro (m) geri çekilme.
  • ritorsione (f) iade.
  • ritrovamento (m) buluş, keşif; buluntu.
  • ritrovare (t) yeniden bulmak.
  • riuscire (a, in) (i) (-meyi -yi) başarmak, becermek (düzensizdir, uscire gibi çekilir).
  • riva (f) kıyı.
  • rivelare (t) açığa çıkarmak, ortaya çıkarmak..
  • rivestimento (m) kaplama.
  • rivestire (t) yeniden giydirmek; kaplamak (isc-).
  • rivista (f) dergi.
  • rivolta (f) dönüş, dönme; başkaldırı.
  • roba (f) şey, nesne; eşya; giyecek, elbise.
  • roccia (f) kaya.
  • rodere (t) kemirmek.
  • roditore (m) kemirgen.
  • rognone (m) böbrek.
  • romanzo (m) roman.
  • rompere (t) kırmak.
  • ronzare (i) vızıldamak.
  • ronzio (m) vızıltı, vızıldama.
  • rospo (m) kurbağa; kara kurbağası(fuori il rospo: çıkar ağzındaki baklayı).
  • rossastro (ag) kırmızımsı.
  • rotazione (f) dönme, dönüş; devir.
  • rotella (f) küçük tekerlek.
  • rotondo (m) yuvarlak, toparlak.
  • rottame (f) hurda.
  • rovesciare (t) devirmek.
  • rovescio (ag) ters; m sağanak yağmur.
  • rovistare (t) altını üstüne getirerek aramak.
  • rozzo (ag) işlenmemiş; kaba.
  • rubare (t) çalmak.
  • rubinetto (m) çeşme, musluk.
  • rude (ag) pürüzlü.
  • ruggine (f) pas, küf.
  • ruggire (i) kükremek (isc+-).
  • rugiada (f) çiğ (nesnelerin üzerinde yoğunlaşan su).
  • rullo (m) rulo.
  • ruminante (ag) geviş getiren.
  • ruminare (t) geviş getirmerek çiğnemek.
  • ruolo (m) rol.
  • ruota (f) tekerlek.
  • ruotare (t) dönmek.
  • rupe (f) sarp, yalçın kayalık.
  • rurale (ag) kırsal.
  • ruscello (m) dere.
  • Russia (f) Rusya.
  • russo (ag) Rus; m Rusça.
  • ruvidezza (f) kabalık.
  • ruvido (ag) kaba

İtalyanca Türkçe Sözlük Q Harfi

Q Harfi

  • qua (av) burada; buraya.
  • quaderno (m) defter.
  • qualche (ag) birkaç.
  • qualcosa (f) birşeyler.
  • qualcuno (m) biri.
  • quale (ag) hangi; olarak; ki o .
  • qualora (av) -dığında, ise.
  • qualsiasi (ag) herhangibir.
  • qualunque (ag) herhangibir.
  • quando (co) ne zaman, -diği zaman.
  • quanto (ag) kaç, ne kadar (a quanto ne so: bildiğim kadarıyla).
  • quaranta (ag) kırk.
  • quarto (ag) dördüncü.
  • quarzo (m) kuvars.
  • quasi (av) hemen hemen, aşağı yukarı.
  • quattro (ag) dört.
  • quercia (f) meşe.
  • quesito (m) sorun.
  • questione (f) sorun.
  • questo (ag) bu.
  • qui (av) burada, buraya.
  • quiescenza (f) sessizlik.
  • quindi (av) demek ki, bu nedenle, böylece.
  • quindici (ag) on beş.
  • quintale (m) yüz kilo.
  • quintetto (ag) beşli.
  • quotidiano (m) günlük gazete; günlük.

İtalyanca Türkçe Sözlük P Harfi

P Harfi

  • pace (f) barış.
  • pacifico (ag) barışçıl; sakin.
  • padre (m) baba.
  • paese (m) ülke.
  • pagare (t) ödemek.
  • pagina (f) sayfa.
  • paio (m) çift, iki.
  • palato (m) damak.
  • palazzo (m) saray, apartman.
  • palcoscenico (m) sahne.
  • paleontologia (f) eskivarlıkbilim, paleontoloji.
  • palese (ag) açık, bariz.
  • palesemente (av) besbelli, açık ki, belli ki.
  • palestra (f) spor salonu.
  • palla (f) top; gülle.
  • pallido (ag) soluk, solmuş.
  • pallina (f) misket.
  • pallone (m) top.
  • palpebra (f) göz kapağı.
  • pancia (f) karın.
  • pane (m) ekmek.
  • panino (m) sandviç.
  • panna (f) kaymak, krema.
  • panno (m) giyecek, giysi (panni: çamaşırlar).
  • panorama (m) panorama.
  • pantera (f) panter.
  • papa (m) papa.
  • papà (m) baba.
  • parabola (f) (mat.) parabol; çanak anten.
  • paradiso (m) cennet.
  • paragonare (t) karşılaştırmak (sin. comparare); benzemek.
  • paragrafo (m) paragraf.
  • parallelo (ag) koşut, paralel.
  • parassita (m) (bio.) parazit.
  • parecchio (av) epey, epeyce, oldukça.
  • parente (mf) akraba.
  • parentela (f) akrabalık.
  • parere (i) gibi görünmek, gözükmek.
  • parete (f) duvar.
  • parlare (i) konuşmak.
  • parola (f) söz, sözcük.
  • parsimonia (f) tutumluluk.
  • parte (f) bölüm, yan; pay.
  • partecipante (m) katılan.
  • partire (per) (i) (-ye doğru) yola çıkmak (isc-).
  • partita (f) yarışma, oyun, karşılaşma.
  • partitamente (av) ayrıntılı olarak.
  • partorire (t) doğurmak, yavrulamak (isc+).
  • pascolare (t) otlatmak.
  • pascolo (m) otlatma; otlak.
  • passaporto (m) pasaport.
  • passare (per) (i) (-den) geçmek.
  • passare (t) geçirmek.
  • passione (f) tutku.
  • passo (m) adım.
  • pasta (f) makarna.
  • pasticcio (m) hamur işi.
  • pasto (m) yemek, öğün.
  • pastore (m) çoban.
  • pastorizia (f) hayvan yetiştiriciliği.
  • patata (f) patates.
  • patente (f) ehliyet.
  • patto (m) kabullenme, pakt.
  • pattumiera (f) çöplük.
  • paura (f) korku.
  • pazienza (f) sabır.
  • pazzo (ag) deli, çılgın.
  • Pechino (m) Pekin.
  • pecora (f) koyun.
  • peggio (av) daha kötü.
  • pelame (m) post; kabuk.
  • pelare (t) (tüylerini, kıllarını) yolmak; (kabuğunu) soymak.
  • pelle (f) deri.
  • pelliccia (f) kürk.
  • pelo (m) kıl.
  • pendente (ag) eğik.
  • pendenza (f) eğiklik.
  • pendio (m) eğiklik; yokuş.
  • penna (f) dolmakalem; tükenmez kalem.
  • pensare (a, di) (ti) (-yi, -meyi) düşünmek.
  • pentirsi (r) pişman olmak (isc-).
  • pepe (m) biber.
  • per (pr) için, yüzünden.
  • pera (f) armut.
  • peraltro (av) ayrıca, bundan başka.
  • perchè (in) niçin.
  • perchè (co) çünkü.
  • perciò (pr) bu yüzden, çünkü.
  • percolare (t) süzmek; i süzülmek.
  • percolazione (f) süzülme, filtrelenme.
  • percuotere (t) vurmak.
  • perdere (t) yitirmek; kaçırmak.
  • perdonare (t) bağışlamak, affetmek.
  • perdurare (i) uzun sürmek.
  • perfino (av) bile.
  • perforare (t) delmek; delik deşik etmek.
  • pericolo (m) tehlike.
  • periodico (ag) periyodik.
  • perla (f) inci.
  • perlomeno (av) en azından.
  • perlopiù (av) hemen hemen her zaman.
  • permanente (ag) kalıcı.
  • permanere (i) (düzensizdir) kalmak.
  • però (co) fakat, ama, yalnız.
  • perorare (t) savunmak (kişi, iddia).
  • perplesso (ag) kararsız.
  • persecuzione (f) izleme.
  • perseguire (t) izlemek, arkasından gitmek (isc+).
  • perseverenza (f) sebat, direşme.
  • persona (f) kişi.
  • personale (ag) kişisel.
  • personale (m) personel.
  • persuadere (t) razı etmek.
  • pertanto (co) bu yüzden, dolayısıyla.
  • Perú (m) Peru (‘il Perú’ olarak kullanılır).
  • peruviano (ag) Peru’ya ait; m Perulu.
  • pervenire (i) (venire gibi çekilir) ulaşmak.
  • perverso (ag) kötü, şer.
  • pervertire (t) saptırmak, ahlakını bozmak (isc+-).
  • pesca (f) şeftali.
  • peso (m) ağırlık (peso specifico: özgül ağırlık).
  • pestare (t) ayakla ezmek, çiğnemek.
  • peste (f) veba.
  • pettegolezzo (m) dedikodu.
  • pettinare (t) taramak.
  • pettinarsi (r) taramak.
  • petto (m) göğüs.
  • pezza (f) (bez) parça.
  • pezzo (m) parça.
  • piacere (i) hoşa gitmek, hoşuna gitmek, sevmek, beğenmek.
  • piaga (f) yara.
  • pianeta (m) gezegen.
  • piangere (i) ağlamak.
  • piano (ag) ağır, yavaş; kat.
  • pianoterra (f) alt kat, zemin kat.
  • pianta (f) taban; bitki; kroki, harita.
  • pianura (f) (geol.) ova.
  • piastra (f) levha.
  • piatto (ag) düz; yassı.
  • piazza (f) meydan.
  • piazzale (m) meydan.
  • piccante (ag) acı.
  • picchiare (t) dövmek, vurmak.
  • piccione (f) güvercin.
  • picco (m) tepe noktası, zirve.
  • piccolo (ag) küçük.
  • pidocchio (m) bit.
  • piede (m) ayak.
  • piegare (t) katlamak, bükmek; geri çekmek.
  • pienamente (av) tümüyle.
  • pieno (ag) dolu.
  • pietà (f) acıma, merhamet.
  • pietanza (f) sofrada sunulan yiyecek.
  • pietra (f) taş.
  • pietrisco (m) moloz, dolgu malzemesi olarak kullanılan kırık taş parçaları.
  • pigione (m) kira.
  • pigro (ag) tembel.
  • pilota (mf) kaptan; pilot.
  • pingere (i) göstermek.
  • pinguino (m) penguen.
  • pinna (f) yüzgeç.
  • pinza (f) pense.
  • pioggia (f) yağmur.
  • piombare (i) düşmek.
  • piombo (m) (chim.) kurşun.
  • pioniere (m) öncü.
  • pioppo (m) kavak.
  • piovano (ag) yağmurla ilgili (acqua piovana: yağmur suyu).
  • piovere (i) yağmur yağmak.
  • pipa (f) pipo.
  • pipistrello (m) yarasa.
  • pirata (m) korsan.(pl. pirati).
  • pisciare (i) işemek.
  • piscina (f) havuz.
  • pisello (m) bezelye.
  • pistola (f) tabanca.
  • pittore (m) ressam, boyacı.
  • pittura (f) resim.
  • più (av) daha, artık, daha çok.
  • piuttosto (av) oldukça.
  • placare (ti) sakinleştirmek; sakinleşmek.
  • placca (f) plaka.
  • plaudire (t) alkışlamak (isc+-).
  • plotone (m) (mil.) birlik.
  • Plutone (m) (astr.) Plüton.
  • pluviale (ag) yağmurla ilgili (foresta pluviale: yağmur ormanı).
  • poco (ag) az.
  • poesia (f) şiir.
  • poeta (m) şair, ozan.
  • poi (av) sonra.
  • poichè (co) çünkü, zira, -diğinden, -diği için, nedeniyle.
  • polio (f) çocuk felci (sin. paralisi infantile).
  • politica (f) politika.
  • politico (ag) politikacı.
  • pollaco (ag) Polonyalı; Polonya dili.
  • pollice (m) başparmak; inç.
  • polmone (m) akciğer.
  • Polonia (f) Polonya.
  • polso (m) bilek, nabız.
  • poltrona (f) koltuk.
  • polvere (f) toz (polvere da sparo: barut).
  • pomeriggio (m) ikindi.
  • ponte (m) köprü.
  • popolamento (m) yerleşme; yerleşime açılma.
  • popolazione (f) nüfus.
  • porgere (t) sunmak.
  • porre (t) koymak.
  • porta (f) kapı.
  • portare (a, pa) (t) (-ye, -den) getirmek, götürmek.
  • portata (f) (bir taşıma aracı için) kapasite; erim menzil; (geog.) debi, akım.
  • portavoce (m) sözcü, megafon.
  • posata (f) kap kacak, yemek takımdaki eşyalardan herbiri (kaşık, çatal vb).
  • possibile (ag) olabilir.
  • possibilità (f) olasılık.
  • posta (f) posta.
  • posticipare (t) ertelemek.
  • posto (m) yer.
  • potabile (ag) içilebilir.
  • potenziale (f) potansiyel.
  • potere (i) -ebilmek, gücü yetmek.
  • povero (ag) yoksul, zavallı, güçsüz.
  • pozza (f) gölcük.
  • pozzo (m) kuyu (pozzo artesiano: artezyen kuyusu; pozzo nero: kör kuyu).
  • Praga (f) Prag.
  • pranzo (m) öğle yemeği, yemek.
  • prato (m) çayır, çayırlık.
  • precedente (ag) önceki.
  • precedentemente (av) önceden.
  • precipitare (i) yüksekten düşmek; t yüksekten aşağı atmak.
  • precisare (t) tam olarak belirlemek.
  • preciso (ag) kesin.
  • precoce (ag) erken olan; turfanda.
  • precocemente (av) zamanından önce.
  • preda (f) av; yağma.
  • predisposizione (f) eğilim.
  • predizione (f) geleceği bilme, kehanet; tahmin.
  • prefazione (f) önsöz.
  • preferire (t) yeğlemek, üstün tutmak, tercih etmek (isc+).
  • pregare (t) yalvarmak, yakarmak; rica etmek; dilenmek.
  • preghiera (f) yakarış, dua.
  • pregiarsi (r) onur duymak.
  • preistorico (ag) (pl. -ici) tarihöncesine ait.
  • premier (m) başbakan.
  • premio (m) eder, fiyat; ödül.
  • premura (f) ivedilik, acillik.
  • prendere (t) almak.
  • preparare (t) hazırlamak.
  • prescindere (i) dışarıda bırakmak.
  • prescrivere (t) buyurmak; zamanaşımına uğramak.
  • presenza (f) varlık.
  • press’a poco (av) aşağı yukarı.
  • pressapoco (av) aşağı yukarı.
  • pressione (f) basınç.
  • presso (av) yanında; nezdinde; de.
  • pressoché (av) yaklaşık, neredeyse, aşağı yukarı.
  • pressure (f) basınç.
  • prestare (t) ödünç vermek.
  • prestazione (f) performans, başarım.
  • prestigio (m) saygınlık, itibar.
  • prestito (m) ödünç.
  • presto (ag) çabuk, ivedi.
  • presumere (t) tahmin etmek.
  • prevedere (t) tahmin etmek (vedere gibi çekilir).
  • prevenire (t) (venire gibi çekilir) önlemek.
  • previsione (f) öngörü, tahmin.
  • prezzo (m) fiyat, karşılık, değer, tutar.
  • prigione (f) cezaevi.
  • prima (di …) (av) (-den) önce.
  • primavera (f) ilkbahar.
  • primo (ag) ilk, birinci.
  • principe (m) prens (principe ereditario: veliaht prens).
  • principiante (m) yeni başlayan.
  • principiare (ti) başlamak; başlatmak.
  • principio (m) ilke, prensip.
  • privo (av) yokluğunda, olmadan.
  • problema (m) sorun.
  • procedere (ti) önden gitmek; önceden olmak, öncelemek.
  • procedimento (m) yöntem; prosedür.
  • procurare (t) elde etmek, sağlamak; neden olmak.
  • prodigio (m) mucize.
  • prodotto (m) ürün.
  • produrre (t) üretmek.
  • professore (m) öğretmen; profesör (professore associato: doçent).
  • profugo (m) sığınmacı, mülteci; ag sığınmacı, mülteci.
  • progenie (f) soy.
  • progetto (m) proje.
  • programma (m) izlence; program.
  • progredire (t) ilerlemek, gelişmek (isc+).
  • progresso (m) ilerleme.
  • proibire (t) yasaklamak (isc+).
  • proibizione (f) yasak.
  • prole (f) çoluk çocuk, çocuklar.
  • prologo (m) önsöz.
  • promettere (t) söz vermek.
  • promosso (ag) terfi etmiş; sınıfını geçmiş.
  • promuovere (t) yardım etmek; (bir sınavdan) geçmek.
  • pronome (m) belirteç.
  • pronto (ag) hazır.
  • pronto (in) (telefonda) buyrun, alo.
  • propagazione (f) yayılma.
  • propendere (i) eğilimli olmak.
  • propensione (f) eğilim.
  • propiziare (t) gönlünü almak.
  • propizio (ag) uygun.
  • proporre (t) öne sürmek.
  • proposto (m) öneri.
  • proprietario (ag) sahip.
  • proprio (av) kendi; demek ki, tam.
  • proseguire (t) kovalamak; sürdürmek, devam etmek (isc-).
  • prossimo (ag) yakın, gelecek.
  • prosternare (t) secde ettirmek.
  • prosternarsi (r) secde etmek.
  • proteggere (t) korumak.
  • prova (f) kanıt; deneme.
  • provare (t) denemek.
  • proveniente (ag) gelen.
  • provenienza (f) geliş yeri.
  • proverbio (m) atasözü.
  • provincia (f) il.
  • provocare (t) kışkırtmak.
  • provocativo (ag) kışkırtıcı.
  • provocatore (m) kışkırtan, kışkırtıcı.
  • provocazione (f) kışkırtma.
  • prozia (f) anne ya da babanın teyze ya da halası.
  • prozio (m) anne ya da babanın amca ya da dayısı.
  • prudente (ag) tedbirli.
  • prudenza (f) tedbir, tedbirlilik.
  • prurito (m) kaşıntı.
  • pubertà (f) ergenlik.
  • pulce (f) pire (mercato dele pulci: bit pazarı).
  • pulcino (m) civciv.
  • pulire (t) temizlemek (isc+).
  • pulizia (f) temizlik.
  • pullulare (i) hızla çoğalmak; ile dolu olmak.
  • pulsazione (f) nabız atması.
  • pulsione (f) itme.
  • pungere (t) sokmak, batırmak.
  • pungolare (t) değnekle vurmak.
  • punire (t) cezalandırmak (isc+).
  • punitivo (ag) cezalandırıcı.
  • punta (f) uç (la punta della coda: kuyruğun ucu).
  • punto (m) nokta.
  • pupilla (f) gözbebeği.
  • purchè (av) yeter ki.
  • pure (co) bile, de.
  • puro (ag) temiz.
  • purtroppo (av) ne yazık ki.
  • putire (i) (kötü) kokmak (isc+-).
  • putrefare (i) bozulmak, çürümek.
  • putrefazione (f) (organik maddeler için) bozulma, çürüme.
  • puttana (f) (volg.) fahişe.
  • puzzare (i) (kötü) kokmak.

İtalyanca Türkçe Sözlük O Harfi

O Harfi

  • o (co) ya da.
  • oca (f) kaz.
  • occhio (m) göz.
  • occludere (t) engellemek, tıkamak.
  • occlusione (f) tıkanma.
  • oceano (m) okyanus.
  • oceanografia (f) denizbilim, oşinografi.
  • odiare (t) nefret etmek.
  • odiernamente (av) bugünlerde.
  • odierno (ag) bugünkü.
  • odio (m) nefret.
  • offendere (t) gücendirmek; yaralmak, zarar vermek.
  • offensiva (f) saldırı.
  • offrire (t) sunmak (isc-).
  • oggi (av) bugün.
  • oggigiorno (av) bugün, bugünlerde.
  • ogni (ag) her.
  • ogniqualvolta (co) her ne zaman.
  • ognuno (ag) herbir, herbiri.
  • oleodotto (m) petrol borusu; petrol boru hattı.
  • olio (m) (sıvı) yağ.
  • olmo (m) karaağaç.
  • oltre (pr) öte, ileri, aşırı, başka.
  • oltremodo (av) aşırı, son derece, oldukça.
  • oltrepassare (t) aşmak, ötesine geçmek.
  • ombelico (m) göbek.
  • ombra (f) gölge.
  • ombrello (m) gölgelik, şemsiye.
  • ometto (m) küçük adam; akıllı çocuk, büyümüş de küçülmüş.
  • omogeneamente (av) homojen olarak.
  • omogeneità (f) homojenlik.
  • omogeneo (ag) homojen.
  • onda (f) dalga.
  • ondulato (ag) dalgalı.
  • onesto (m) namuslu.
  • onnipotente (ag) herşeyi yapabilen.
  • onnisciente (ag) herşeyi bilen.
  • onnivoro (ag) (bio.) omnivor, herşeyi yiyen (hayvan).
  • onore (m) onur.
  • ontano (m) kızılağaç.
  • ONU (f) Birleşmiş Milletler, BM (Organizzazione delle Nazioni Unite).
  • opaco (ag) saydam olmayan.
  • opera (f) iş; yapıt; sonuç; opera.
  • operaio (m) işçi.
  • operare (t) işlem yapmak, ameliyat etmek.
  • opinione (f) görüş, düşünce, kanı.
  • opposto (ag) karşıt, ters, zıt.
  • opprimere (t) baskı yapmak.
  • oppure (co) ya da.
  • ora (f) saat; şimdi (da ora in poi: bundan sonra).
  • orario (m) tarife.
  • orbita (f) yörünge.
  • ordinario (ag) olağan, alışılmış; adi, bayağı.
  • ordine (m) düzen, sıra.
  • orecchio (m) kulak.
  • orecchioni (m) (med., pl.) kabakulak.
  • organismo (m) organizma.
  • organizzare (t) düzenlemek.
  • organizzatore (m) düzenleyen, organizatör.
  • organizzatrice (f) düzenleyen, organizatör.
  • origano (m) güveyotu; kekik.
  • orina (f) çiş, idrar.
  • orma (f) ayak izi.
  • ormai (av) artık.
  • oro (m) altın.
  • orologio (m) saat.
  • orso (m) ayı.
  • orzo (m) arpa.
  • osare (t) cesaret etmek.
  • oscillare (i) salınmak, salınım yapmak.
  • oscillatore (m) osilatör.
  • oscillazione (f) salınım.
  • ospedale (m) hastane.
  • ospite (m) konuk.
  • osservare (t) gözlemek.
  • ossia (co) ya da.
  • ossidazione (f) paslanma, oksitlenme.
  • ossido (m) pas, oksit.
  • ossigeno (m) (chim.) oksijen.
  • osso (m) kemik.
  • ostacolo (m) engel.
  • ostaggio (m) rehin.
  • osteggiare (t) karşı çıkmak, karşı olmak.
  • ostilità (f) düşmanlık.
  • ostrica (f) istiridye.
  • ostruire (t) engellemek; önünü tıkamak (isc+).
  • ottanta (ag) seksen.
  • ottenere (t) sağlamak, elde etmek.
  • ottobre (m) ekim.
  • ottone (m) (chim.) pirinç.
  • otturare (t) kapatmak.
  • ovest (m) batı.
  • ovino (ag) koyuna ait (carne ovina:koyun eti).
  • oviparo (ag) (zoo.) yumurtayla üreyen.
  • ovunque (av) her yerde.
  • ovvero (co) ya, ya da.
  • ovviamente (av) besbelli, belli ki.
  • ozioso (ag) tembel (domanda oziosa: anlamsız soru).
  • ozono (m) (chim.) ozon.

İtalyanca Türkçe Sözlük N Harfi

N Harfi

  • nano (ag) cüce.
  • narrare (t) anlatmak.
  • nascere (i) doğmak.
  • nascondere (t) saklamak.
  • nascondersi (r) saklanmak.
  • nascosto (ag) gizli, saklı (di nascosto: gizli olarak).
  • naso (m) burun.
  • nastro (m) teyp bandı.
  • natura (f) doğa.
  • naturale (ag) doğal.
  • naufragare (i) deniz kazası geçirmek.
  • nauseare (t) midesi bulanmak.
  • nave (f) gemi.
  • navigare (ti) deniz yolculuğu yapmak.
  • nazionale (ag) ulusal.
  • nazione (f) ulus.
  • Nazione Unite () Birleşmiş Milletler.
  • ne (pr) ondan.
  •  (co) ne.
  • neanche (av) bile, bile değil.
  • necessario (ag) gerekli.
  • necessitare (ti) gerektirmek.
  • negare (t) reddetmek.
  • negligere (t) gözardı etmek.
  • negoziare (ti) ticaret yapmak; pazarlık etmek.
  • negozio (m) mağaza, dükkân.
  • negro (m) zenci.
  • nemico (m) düşman.
  • nemmeno (av) bile, bile değil.
  • neo (m) ben (deride).
  • neppure (av) bile, bile değil.
  • nero (ag) kara, siyah.
  • nervo (m) sinir.
  • nesso (m) bağ, ilişki.
  • nessuno (pr) hiçbir, kimse, hiç kimse.
  • netto (ag) net.
  • Nettuno (m) (astr.) Neptün.
  • neutro (ag) nötr.
  • neve (f) kar.
  • nevicare (i) kar yağmak.
  • nevralgia (ag) sinir ağrısı.
  • Nezza (f) Nice kenti.
  • nicchiare (i) tereddüt etmek.
  • nicchiarsi (r) şikayet etmek.
  • nichel (m) (chim.) nikel, Ni.
  • nichelio (v.) nichel.
  • Nicosia (f) Lefkoşa.
  • nido (m) yuva, ev.
  • niente (pr) hiçbir şey.
  • ninna-nanna (f) ninni.
  • ninnolo (m) biblo; ıvır zıvır.
  • nipote (mf) yeğen; torun.
  • no (av) hayır.
  • nobilitare (t) soylulaştırmak.
  • noce (mf) ceviz; fındık.
  • nocivo (ag) zararlı.
  • noi (pr) biz.
  • noia (f) cansıkıntısı.
  • noioso (ag) sıkıcı.
  • noleggiare (t) kiralamak.
  • nomade (m) göçebe.
  • nome (m) ad.
  • nominare (t) adlandırmak; aday göstermek.
  • non (av) değil, -me .
  • nondimeno (co) yine de, bununla birlikte.
  • nonna (f) nine.
  • nonno (m) dede.
  • nono (ag) dokuzuncu.
  • nonostante (pr) karşın, rağmen.
  • nord (m) kuzey.
  • Norimberga (f) Nürnberg.
  • normalità (f) olağanlık.
  • norvegese (ag) Norveçli.
  • Norvegia (f) Norveç.
  • notare (t) dikkat etmek.
  • notificare (t) bildirmek.
  • notizia (f) haber.
  • nottambulo (ag) uyurgezer.
  • notte (f) gece.
  • novanta (ag) doksan.
  • nove (ag) dokuz.
  • novembre (m) kasım.
  • nozione (f) kavram.
  • nozze (f) düğün.
  • NU (f) BM (Nazione Unite).
  • nubile (ag) evlenmemiş (kız), bakire.
  • nuca (f) ense.
  • nudo (ag) çıplak.
  • nulla (av) hiçbir şey.
  • numerare (t) saymak; numaralamak.
  • nuocere (ti) zarar vermek, dokunmak.
  • nuora (f) gelin.
  • nuotare (i) yüzmek.
  • Nuova Zelanda (f) Yeni Zelanda.
  • nuovo (ag) yeni.
  • nutrire (t) beslemek (isc+-).
  • nuvola (f) bulut.